Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/428 E. 2006/2437 K. 10.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/428
KARAR NO : 2006/2437
KARAR TARİHİ : 10.03.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.av….. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalılardan …’e diğer davalının kefaleti ile 15.5.1998 tarihli 14.000.000.000.-TL.lık kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını, kredinin teminatını teşkil etmek üzere 25.000.000.000.-TL.lık ipotek verildiğini, 14.9.1998 tarihinde hesabın kat edilerek 17.12.1998 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini, takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, ve tazmianta hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı banka 21.6.1999 tarihinde de haciz yolu ile icra takibi yapmış bu takibe itiraz edilmesi üzerine de Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/440 sayılı dosyasında itirazın iptali davası açılmış ve her iki dava dosyası birleştirilmiştir.
Mahkemece 26.4.2001 tarihinde verilen karar Dairemizin 20.9.2002 gün 2002/4347 Esas, 2002/5904 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmeden 27.10.2005 tarihli karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bankanın hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu hem de haciz yolu ile icra takibi yaptığı, her iki takibe de itiraz edildiği iki ayrı itirazın iptali davası açıldığı ve dava dosyalarının birleştirildiği anlaşılmaktadır.
Ayrı ayrı açılan davalar birleşse de her dava bağımsız niteliğini korur ve her dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Bu yön göz ardı edilerek tek dava varmış gibi hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, limit ipoteğinde sorumluluğun ana para, faiz ve takip masrafları dahil olmak üzere ipotek akit tablosunda gösterilen ipotek limitini geçemeyeceği kuralına aykırı olarak ipotek limitini aşacak şekilde ve B.K.nun 104/son maddesine aykırı olacak biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yapılacak iş ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibinde ana para, faiz ve takip masrafları da dahil olmak üzere ipotek akit tablosunda gösterilen ipotek limitini geçmeyecek şekilde hüküm kurulması, haciz yolu ile takip yönünden ise takip tarihi 21.6.1999 tarihi itibariyle borcun saptanarak kredi borçlusu …yönünden ipotek limiti miktarı düşülerek kefil yönünden de kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından oluşan borç miktarı saptanarak B.K.nun 104/son maddesi hükmü de gözetilerek bir hüküm kurmaktan ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.