Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6676 E. 2023/870 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6676
KARAR NO : 2023/870
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1083., 2015/199 K.
SUÇ :Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafi, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2014/1083 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca, ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar müdafinin temyiz istemi, daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine,
2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanıklardan … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumun subjektif koşullarının değerlendirilmesi gerektiği, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 53 üncü maddenin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … Adalı’nın yurt dışında yaşayan gayri resmi eşinin yanına gidebilmek amacıyla, akrabası olan diğer sanık …’ün Belçika’da yaşayan eşi Çiğdem Birdane’nin kimlik bilgilerini içeren ancak sanık …’nın fotoğrafı olan pasaportun yine yurt dışında yaşayan sanık …’nın kayınvalidesi tarafından hazırlanması, suça konu belgenin sanık … tarafından Türkiye’ye getirilmesi, birlikte yurt dışına çıkmak için geldikleri havalimanında sanık … Adalı’nın Türkiye’ye giriş kayıtlarının olmaması nedeniyle durumun farkedilmesi biçimindeki eylem nedeniyle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçlamayı ikrar etmişlerdir.
3. Mahkeme tarafından yapılan gözlemde suça konu belge üzerindeki fotoğrafın sanık …’ya ait olduğu, Çiğdem Birdane’ye ait gerçek kimlik belgesi üzerindeki fotoğraf ile farklı olduğu ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Sanıkların ikrarı, Mahkeme gözlemi, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamına göre Mahkeme tarafından sanıkların atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanıkların savunmalarına göre aralarında menfaat çatışması bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamede bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanıkların iddianame konusu eylemleri gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1. 5271 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyaya göre, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanıkların adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği, sanık …’ün adli sicil kaydındaki yerine getirilmesi üzerinden uzun süre geçen 200’er TL adli para cezalarının da adli sicil arşiv kaydına alındığı dikkate alınarak objektif ve subjektif şartlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken ve “…suç işleme hususundaki eğilimine göre cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat edinildiğinden…” bahisle cezaları ertelenen sanıklar hakkında “Sanıkların geçmişte işlediği kasıtlı suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde yeniden suç işlediğinden takdiren” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasında “hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “Sanıkların denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın çektirileceği, denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edimiş sayılacağının ihtarına” karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,

4. Suça konu belgenin delil olarak saklanması gerekirken müsaderesine karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2015 tarihli ve 2014/1083 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.