Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5104 E. 2007/10233 K. 16.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5104
KARAR NO : 2007/10233
KARAR TARİHİ : 16.11.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında abonelik ilişkisi bulunduğunu, davalı abonenin kullanmış olduğu su bedelini ödememesi nedeniyle aleyhine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu edilen su tüketiminin müvekkilince yapılmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.860.19.-YTL. su bedeli, 9.44.-YTL. açma kapama bedeli, kaçak su kullanma bedeli olarak talep edilen miktarın 1.357.87.-YTL.lik bölümünden davacı yanca vazgeçildiğinden bakiye 94.05.-YTL. usulsüz kullanma bedeli ile 4.845.61.-YTL. gecikme zammı üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, asıl alacak tutarının % 40’ı oranında 1.144.08.-YTL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Su Nizamnamesi’nin 66. maddesinde “borçlarını ilk müracaatta ödemeyen abonelerin ikametgahlarına en az bir hafta vadeli bir ihbarname bırakılır. Tayin edilen müddetin sonuna kadar borç yine ödenmezse ikinci bir ihbarname ile üç gün daha bekleneceği aboneye bildirilip, dördüncü gün borçlu abonelerin suyu kesilir” denmektedir. Davalı abone olup, abone sözleşmesi gereğince kullanılan su bedelinden kullanıcıyla birlikte müteselsilen sorumluysa da, anılan nizamname hükmü uyarınca suyun kesilmemesi nedeniyle gecikme cezası bakımından borcun artmasına davalının sebebiyet verip vermediği üzerinde durulup tartışılarak, B.K.nun 44. maddesi de gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davalının diğer, davacının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.