Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30129 E. 2023/12636 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30129
KARAR NO : 2023/12636
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
A. Katılan …’e karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 10 ay süre ile kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek tedbiri uygulanmasına,
B. Katılan …’a karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının, ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 25 gün süre ile kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek tedbiri uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, hakaret ve tehdit olayının yaşanmadığı, tahrik hükümlerinin tartışılmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, suç işleme kastının olmadığı, tanıklar dinlenilmeden karar verildiği, ayrıca re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kendi arazisini kiracı olarak kullanan katılanı telefonla arayarak “A…na koyduğumun iti şimdi geliyorum dükkana.” şeklinde küfür ettiği sanığın, tanık … tarafından aranması üzerine telefon eden şahsın katılan olduğunu düşünerek “Senin a…a dinini sinkaf ederim.” diyerek küfür ettiği ve üzerine atılı hakaret suçunu işlediği, daha sonra olay yerine gelerek “O çardağı yıkar, parçalar ve bozarım.” diyerek tehdit suçunu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları dikkate alındığında, aşamalarda tanık dinletme talebi bulunmayan sanığın tanıklarının dinlenmediğine, suçun sübutuna, suç kastının bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz sebeplerine dair,
Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak,
A. Katılanın 19.07.2016 tarihli duruşmada “İkinci telefon konuşmasında … benim yanımda idi, dinime küfür edip etmediğini tam olarak hatırlamıyorum.” şeklindeki beyanı karşısında; sanığın, katılanın mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret suçuna ilişkin sözlerini duyup duymadığı kesinleştirilmeden 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinin uygulanması,
B. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.