Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/5647 E. 2006/8220 K. 30.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5647
KARAR NO : 2006/8220
KARAR TARİHİ : 30.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde ortak gider alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde kat mülkiyetli ana taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davalıların 2001-2004 yıllarına ait ortak gider ve aidat (yakıt gideri ve diğer giderler) borçlarını ödemediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla davalı …’dan 1.155.000.000 TL; diğer davalı Naci Bölükbaşı’ndan 260.000.000 TL ortak gider ve aidat borcunun %10 gecikme tazminatı ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece; bilirkişinin kat malikleri kurulu karar defterinde kat maliklerinin ödemeleri gereken aidat ve yakıt paralarına ilişkin bir karara rastlanmadığı, kesinleşmiş işletme projesi bulunmadığı, davalılar için borç doğuracak biçimde Kat Mülkiyeti Kanununa uygun alınmış bir karar ve belge olmadığı görüşüne itibar edilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 20 ve 22. maddelerinde ana taşınmazda herhangi bir nedenle oturan kimselerin ortak gider ve avans borçlarını ödemekle yükümlü bulundukları öngörülmüştür. Sözü edilen borcun tahsili için kat malikleri kurulunca herhangi bir karar alınmamış veya işletme projesinin kat maliklerine tebliğ edilip kesinleşmemiş ya da hiç yapılmamış bulunması kat maliklerini ve onların bağımsız bölümünde kira sözleşmesine veya başka bir nedene dayanarak oturanları ortak gider borcunu ödeme sorumluluğundan kurtarmaz. Ayrıca dosya içerisinde kat malikleri kurulu tarafından ortak gider ve aidat borçlarının ödenmesi ile ilgili 13.1.2001 ve 12.6.2003 günlü iki adet karar alındığı da anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece; Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamaları nazara alınarak dava konusu edilen döneme ait olmak üzere yönetimde bulunan ortak gider ve aidat alacağına ilişkin karar ve işletme defterleri fatura ve makbuzları ile diğer kayıt ve belgeler getirtilip tüm hesapların uzman bir bilirkişiye incelettirilerek davalıların ortak gider ve aidat borçlarının bulunup bulunmadığının tespit ettirilmesi, belge ve kayıt bulunmadığı takdirde tarafların tüm delilleri (tanık ve yemin de dahil olmak üzere) toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırmaya ve eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.