Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8808 E. 2023/1973 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8808
KARAR NO : 2023/1973
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile şikayetçi borçluya çıkartılan tebligatın usulsüzlüğüne, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 02/02/2021 tarihi olarak düzeltilmesine, şikayetçinin borca itirazı süresinde kabul edildiğinden itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, tarafına çıkarılan ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, tebliğin yapıldığı adresle bir ilgisinin bulunmadığını, tebliğ adresinin kendisinin işyeri adresi olmadığı gibi tebliği alan kişinin de çalışanı olmadığını, takipten 02.02.2021 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; tebliğin yapıldığı adresin, borçlunun aktif olarak çalıştığı … yerinin adresi olduğunu, tebliğin usulüne uygun olduğunu savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu tebligatın “muhatap çarşıda olduğundan yanında çalışan daimi işçisine tebliğ edildi. Büşra Yigen” şerhi ile tebliğ edildiği, anılan tebligatın “Anafartalar Mahallesi, Sağlık Cd., 30A/1A Blok …” adresine çıkartılmasına rağmen bu adresin üstü kalem ile çizilerek “… Mahallesi, … Cad. No:9/B” yazıldığı, yaptırılan araştırma sonucu tebliğin yapıldığı adreste mobilya – halı mağazasının bulunduğu, sahiplerinin şikayetçi borçlunun çocukları olduğu, şikayetçi borçlunun Sgk kaydına göre sadece emekli aylığı aldığı, işyeri ile bağlantısının bulunduğuna ilişkin sigorta girişinin bulunmadığı, işyeri ile hukuki bir bağının olmadığı, dolayısıyla tebliği alan kişi ile işçi işveren ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, şikayetçi borçlunun bildirdiği öğrenme tarihinin esas olduğu, şikayetçi borçlunun beyan ettiği tarihten önce takipten haberdar olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile … İcra Müdürlüğünün 2020/6806 E. sayılı dosyasından şikayetçi borçluya çıkartılan tebligatın usulsüzlüğüne, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 02.02.2021 tarihi olarak düzeltilmesine, şikayetçinin borca itirazı süresinde kabul edildiğinden itirazın kabulü ile takibin şikayetçi borçlu yönünden durdurulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; şikayetçi borçlunun tebliğ adresinde aktif olarak çalışmaya devam ettiğini, ödeme emrini tebliğ alan kişinin şikayetçi borçlunun çalışanı olduğunu, bu nedenle tebliğin usulüne uygun olduğunu, itiraz süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlaması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödeme emrinin “şikayetçi borçlunun çarşıda olması nedeniyle yanında çalışan daimi işçisine tebliğ edildi” şerhi ile tebliğ edildiği, tebligat adresinin şikayetçi borçlunun … yeri veya ev adresi olmadığı, kolluk araştırması ile tebligatın yapıldığı adresin şikayetçi borçlunun çocuklarına ait olduğunun belirlendiği, şikayetçi borçlunun tebliğ adresindeki … yeri ile herhangi bir hukuki bağının tespit edilemediği, tebligatı alan şahsın borçlunun daimi çalışanı olmadığının SGK İl Müdürlüğü’nün cevabi yazısı ile sabit olduğu, şikayetçi borçlunun tebligattan haberdar olduğu tarihin aksinin davalı alacaklı tarafından iddia ve ispat edilemediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasının yetersiz olduğunu, şikayetçi borçlunun tebliğ adresinde aktif olarak çalışmaya devam ettiğini, ödeme emrini tebliğ alan kişinin şikayetçi borçlunun çalışanı olduğunu,P bu nedenle tebliğin usulüne uygun olduğunu, itiraz süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlaması gerektiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16., 17. ve 18. maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10., 17. ve 32. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.