Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2023/1156 E. 2023/1367 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1156
KARAR NO : 2023/1367
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1996 E., 2022/1993 K.
Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi Sanayi Şubesi
vekili Avukat …
ASLİ MÜDAHİLLER : … vekili Avukat … ve diğer 49 müdahil
KONKORDATO KOMİSERİ : …
DAVA TARİHİ : 26.09.2018
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/254 E., 2020/173 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordatonun tastiki davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Mahkemesi kararı müdahil alacaklı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mr, usg, rontgen, mamografi cihazları ile radyoloji alanında hizmet verdiğini, ancak meydana gelen ekonomik sıkıntılardan dolayı şirketin mali durumunun bozulduğunu, konkordatonun tasdiki halinde şirketin bu durumdan kurtulabileceğini ileri sürerek alacaklıların ana parasının konkordatonun tasdiki tarihinde başlayarak 6 yılda 3’er aylık eşit taksitler ile borcun tamamını faizsiz ve teminatsız olarak ödenmesine karar verilmesini, geçici mühlet ve ardından 1 yıl kesin mühlet verilmesini, konkordatonun tasdik edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Müdahil … vekili davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2019/254 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararıyla; konkordato projesini ve projedeki ödeme planını toplam kaydedilmiş alacaklıların ve alacak tutarının yarısını aşan bir çoğunluk tarafından da kabul edildiği, adi konkordatoda teklif edilen tutar borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan da fazla olduğu, şirketin elde edeceği gelir ile kârın ve nakit fazlalığının borçlarının ödenmesi hususunda önemli bir kaynak yaratacağı, yine şirketin aktifinde kayıtlı ruhsatların satışından beklenen gelir ve kâr ile aktifinin de toplam borçtan fazla olduğundan teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu gerekçesi ile talep eden şirketin konkordato talebinin tasdikine karar verilmiş, çekişmeli alacaklı … ile davacı borçlu arasında uyuşmazlık ile ilgili karar veren hakem …’ın 2018/1 Esas-2019/1 Karar sayılı kararının hükmün birinci fıkrasındaki iki adet senet karşılığı 500.000,00 USD’nin TL karşılığı hesaplanan 3.095.000,00 TL’nin çekişmeli alacak olarak kabul edildiği, bu çekişmeli alacağın esasına ilişkin maddi anlamda kesin hüküm gücüne haiz kararın, hakem kararı kesinleşmesinden sonra tesis edileceğinden, hakem kararının kesinleşmesine kadar borçlu davacı tarafından kayyımın açacağı bir hesapta konkordato projesi ve ödeme planındaki oranlar ve vadeler dikkate alınarak, vadeli hesaba İİK m.308/b uyarınca yatırılmasına karar verilerek, konkordato şartları çerçevesinde alacağın esası teminat altına alınarak bu hususta ayrı hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde konkordato talebinin tasdikine dair verilen karara karşı davacı vekili ve alacaklı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/905 Esas, 2020/1100 Karar sayılı kararıyla; hakem kararının ilam benzeri olarak değerlendirilebileceği, bu haliyle mahkemece alacağın bir kısmı çekişmeli, bir kısmı çekişmesiz sayılmış ise de, tamamının çekişmesiz olarak kabulü ile hakem kararı kesinleşinceye kadar borçlu davacı tarafından kayyımın açacağı bir hesapta konkordato projesi ve ödeme planındaki oranlar ve vadeler dikkate alınarak vadeli hesaba İİK 308/b maddesi uyarınca yatırılmasına karar verilmesi gerektiğinden davacının istinaf isteminin reddi ile müdahilin istinaf isteminin bu yönden kabulüne, sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Konkordato talep eden şirketin alacaklılarından … Nük. Tıp Ltd. Şti.’nin alacağının projede 2.294.112,00 TL görülmekte iken toplantı sonrası 3.312,227,01 TL’ye yükselmiş olması ve fiktif alacak oluşturulduğu iddiası karşısında bu alacaklının oyunun nisabı etkilediği de dikkate alınarak bu hususun araştırılması ayrıca konkordato talep eden … Ltd. Şti.’nin grup şirketlerinden ve %80 hissesine sahip olduğu ileri sürülen … Ltd. Şti.’nin, kendisine ait olan mülkü mühlet kararı sonrası sattığı iddiası karşısında da taşınmaz satışının mal kaçırma amaçlı olup olmadığının ve her iki şirket arasındaki ilişkisinin araştırılması gerektiği, konkordato talebinden sonra doğan vergi, kira, işçi alacakları elektrik, su gideri gibi şirketin olağan masraflarını dahi ödemeyen şirketin konkordato müessesinden faydalanması mümkün olmadığı, bu nedenle bu alacaklar ile ilgili araştırma yapılarak özellikle kanunun 308/d maddesinde belirlenen teminat konusunda araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/609 Esas, 2022/836 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu her ne kadar, davacı şirketin teklif etmiş olduğu tutarın; kabul oyu verenlerin oranının alacak tutarı bakımından %80,54 olup alacaklı sayısı bakımından %67,57’yi geçtiği, bu anlamda şekli olarak tasdik koşulları oluştuğu, davacı şirketin borçlarının tamamını karşılayabilecek durumda olduğu, böyle durumda borçlu davacı şirketin, borçlarının %100’ünü yani faiziyle birlikte tamamını ödemeyi ve alacaklılarından kendisine bir vade vermelerini teklif etmesi gerektiği, İİK m.305/d uyarınca, 206. maddenin bir sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak İcra İflas Kanununun 206. maddesi birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklılardan …,… adlı işçilerin kıdem tazminatı ve ücret borçlarının toplamı olan 83.804,69 TL’nin ödenmediği gibi teminatlandırılmadığı, dolayısıyla anılan yasa hükmüne aykırı mühlet içerisinde 24.10.2018 tarihinde satılan 7786 ada 1 parsel nolu taşınmaz konkordato talep eden şirket üzerine kayıtlı değil ise de; taşınmazı satan … Özel Sağlık Tesisleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirket’in %96.2 hissesinin konkordato talep eden şirkete %3.88 hissesini ise …’nin %100 pay sahibi …’na ait olduğu, bu haliyle mahkeme izni olmadan taşınmazın satılmasının İİK m.297 aykırı olduğu davacı şirketin, borçlarında mutlaka indirim yapılmasını istiyorsa, sermaye şirketi olduğu da göz önünde bulundurularak, borçların uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması (İİK.m.309/m vd.) yöntemine başvurması gerekirken; tenzilat konkordatosu talep etmesinin; konkordatoya kabul oyu vermeyen diğer alacaklılar bakımından hakkaniyete aykırı olduğu, İİK m.305/d aykırı davranılması dolayısıyla İİK’nın 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığı, konkordato talep eden şirketin borca batık olmadığı, bu haliyle iflas koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.

C. 2. Bozma Kararı
Bozma ilamından sonra alınan komiser raporunda bozma ilamında belirtilen hususlara ilişkin olarak, … Nük. Tıp Ltd. Şti.’nin alacağının projede 2.294.112,00 TL görülmekte iken toplantı sonrası 3.312,227,01 TL’ye yükselmiş olmasının fiktif olarak oluşturulmadığı gibi bu farkın oylamada nisabı da etkilemediği, proje kapsamında taksitlerin ödenmeye devam ediliği, davacı şirket tarafından yapılan taşınmaz satışının komiser bilgisinde yapıldığı ve elde edilen bedelin borçların ödenmesi için kullanıldığı, şirketin elektrik, su, kira giderlerini ödediği, SGK borçlarının yapılandırma kapsamında ödendiği, işçi alacaklarının bir kısmının çekişmeli alacak kapsamında kaldığı, …,… adlı işçilerin ise herhangi bir teminat talepleri olmadığına dair belgelerinin rapor ekinde sunulduğu belirtilmiş olduğu bu hali ile komiser raporunda konkordato talep eden şirketin kötü niyetine dair bir tespit yapılmadığı gibi talep eden şirketin proje kapsamında tüm taksitleri düzenli olarak ödediği, dava dışı şirkete ait taşınmazın satılmasının konkordato talep eden şirketin kötü niyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı dikkate alınarak konkordato talep eden şirketin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Dava dışı şirketin yapmış olduğu taşınmaz satışına ilişkin açılan tasarrufun iptali davasında bu şriketin kötü niyetli olduğu açıkça ortaya çıktığı, her iki şirket hissedarının aynı kişi olduğu, bu taşınmazın satışının mal kaçırma amaçlı olduğu, konkordato talep eden şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konkordatonun tastiki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 305 vd maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Alacaklı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.