Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3922 E. 2023/2033 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3922
KARAR NO : 2023/2033
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, yaralama
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Maden Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 ve 54, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2. Maden Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, güvenlik tedbirine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Dosyada yer alan sağlık kurulu raporuna göre 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında cezai ehliyeti bulunmadığı belirtilen sanığın 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müdafii huzurunda savunması alınması gerektiği gözetilmeden, müdafi görevlendirilmeden 02.02.2016 tarihli savunması ile yetinilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Maden Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.