YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15366
KARAR NO : 2023/2395
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260
ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.12.2013 tarihli 2013/357 Esas 2013/354 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2013 tarihli ve 2013/357 Esas 2013/354 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2015/3233 Esas, 2020/2680 Karar sayılı kararı ile;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Sanıkların uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, alıcı görevlilerin 13.06.2013, 14.06.2013, 16.06.2013, 17.06.2013 ve 17.07.2013 tarihlerinde sanıklardan uyuşturucu madde satın aldıkları alıcı görevlilerin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin suçu ve failini belirleyerek suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanıkların hareketlerinin bütünüyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında açıklanan “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” ve “uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” seçimlik hareketlerini oluşturduğu gözetilmeden, değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlendiği düşüncesiyle sanıklar hakkında zincirleme suçla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 43 ncü maddesinin uygulanması,
2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.10.2020 tarihli 2020/141 Esas 2020/183 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, yoksunluklarına karar verilmiştir.
D.. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/141 Esas 2020/183 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli ve 2020/22598 Esas 2021/5096 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafii tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanıklara 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık …’in 20.10.2020 tarihli son oturumda başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunması karşısında duruşmalardan bağışık tutulma talebi de olmayan sanığın, hükmün verildiği duruşmada bizzat veya SEGBİS ile hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5237 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlanması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.09.2021 tarihli 2021/185 Esas 2021/264 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.Yeterli delil bulunmadığına, sanığın sağlık sorunları bulunduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri
1.Yeterli delil bulunmadığına, verilen kararın hukuki olmadığına,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına,
İlişkindir.
C. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri
1.Yeterli delil bulunmadığına, verilen kararın hukûki olmadığına,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına,
İlişkindir.
D. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan ihbarlar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirildiği, suç
tarihlerinde sanıkların kendileri ile iletişim kuran gizli soruşturmacı ile buluştukları ve para karşılığında görevlendirilen gizli soruşturmacılara suça konu maddeleri sattıkları, söz konusu maddelerin uyuşturucu madde sayıldığının ekspertiz ve uzmanlık raporları ile tespit edildiği anlaşılmakla; teşhis tutanakları, fotoğraflar ile görüntü ve ses kayıtlarını içerir CD’ler ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık … yönünden;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 13.07.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar Adil, … ve … yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, alınan teknik araçlarla izleme kararı doğrultusunda sanıklar ile gizli soruşturmacılar arasında uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiği anlaşıldığından sanıklar müdafileri ile sanıklar … ve …’ın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Sanıklar Adil, … ve … için ;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.09.2021 tarihli 2021/185 Esas 2021/264 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka
aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri ile sanıklar … ve …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Sanık … için;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.