Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7614 E. 2023/1752 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7614
KARAR NO : 2023/1752
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1009 E. 2015/545 K.
SUÇ : Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükme temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/1009 Esas, 2015/545 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, hakkında verilen mahkumiyet hükümünün bozularak beraat kararı verilmesi ve hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması talepleri ile hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, tedavi amaçlı Bandırma Devlet Hastanesine götürülmek üzere sağlık memuru ve ambulans ile evinden alındığı, araca bineceği sırada üzerinden bir şeyler attığının görüldüğü ve attığı belgenin …’ye ait ve üzerinde sanığa ait fotoğraf bulunan sürücü belgesi olduğunun tespit edildiği böylece sanığın resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Uzmanlık raporu ile sürücü belgesinin orijinal olduğu, belge üzerinde halen mevcut fotoğrafın evvelce aynı yerde bulunan fotoğrafın sökülüp alınmasından sonra tahrifen yapıştırıldığı ilk nazarda dikkat çekip, yapılan sahteciliğin fark edileceği cihetle aldatma kabiliyetini haiz olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
3. Mahkemece, sanığın üzerine atılı resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5327 sayılı Kanun’un 205 inci maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte belgenin maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının ortadan kaldırılması ya da belgenin tamamen yok edilmesinin gerekeceği; somut olayda, sanığın … ait sürücü belgesi üzerinde herhangi bir kazıntı ya da silinti yapmadan, fotoğrafını sökerek kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle tahrifat yaptığı belgeyi kullanmaktan ibaret eyleminde; 5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesinde düzenlenen suçun değil, unsurlarının oluşması halinde aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki resmi belgede sahtecilik suçunun oluşacağı; yapılan sahtecilikte aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tayin ve takdirinin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu belge aslının getirtilip, hakim tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile suç vasfında da hataya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de;
a. Hüküm fıkrasında takdiri indirim hükümleri uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
b. Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekliliği,
c. Adli Emanetin 2014/143 sırasında kayıtlı sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
d. Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hususları yönünden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/1009 Esas, 2015/545 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.