Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/10464 E. 2023/2338 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10464
KARAR NO : 2023/2338
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun eleştirili esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli ve 2017/561 Esas, 2019/119 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2019/930 Esas, 2019/979 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eleştirili esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’nin uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair edinilen bilgiler üzerine, kullandığı tespit edilen telefon hattı üzerinde iletişimin dinlenmesi, tespiti, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararı alındığı, kararın icrası sırasında;
08.03.2017 tarihinde sanığın kullandığı telefon hattından hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık … ile telefonla yaptıkları görüşme üzerine
yapılan fiziki takipte; tanık …’in içerisinde arkadaşlarının da bulunduğu park halindeki aracın arka sağ tarafında oturduğu sırada sanığın aracın arka sol kısmına bindiği, tanık ve sanığın aralarında bir şeyler alıp verdiklerinin kolluk görevlilerince görüldüğü, aracın hareket ettikten bir süre sonra sanığın indiği ve akabinde durdurulan araçta bulunan tanıktan net 3,5 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin tanıktan uyuşturucu madde ele geçirilmesi, iletişim tespit tutanakları, alışverişi görür fiziki takiple sabit olduğu, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
08.03.2017 tarihinde sanığın kullandığı telefon hattından hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık… ile telefonla yaptıkları görüşme üzerine yapılan fiziki takipte; tanığın beklediği sırada yanına sanığın geldiği, tanık ve sanığın aralarında bir şeyler alıp verdiklerinin kolluk görevlilerince görüldüğü, suç yerinden ayrılan tanığın durdurulduğu net 11 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin tanıktan uyuşturucu madde ele geçirilmesi, iletişim tespit tutanakları, alışverişi görür fiziki takip, tanığın aşamalardaki beyanları ve teşhisiyle sabit olduğu, sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
08.03.2017 tarihinde sanığın kullandığı telefon hattından hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık … … ile telefonla yaptıkları görüşme üzerine yapılan fiziki takipte; tanığın beklediği sırada yanına sanığın geldiği, tanık ve sanığın aralarında bir şeyler alıp verdiklerinin kolluk görevlilerince görüldüğü, suç yerinden ayrılan tanığın durdurulduğu, net 0,3 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin tanıktan uyuşturucu madde ele geçirilmesi, iletişim tespit tutanakları, alışverişi görür fiziki takip, sanığın aşamalardaki ikrarı, tanığın aşamalardaki beyanları ve teşhisiyle sabit olduğu anlaşılmıştır.
08.05.2017 tarihinde sanığın araca bineceği sırada yakalandığı, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle arama yapılacağı sırada sanığın cebinden çıkartıp rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiği sigara paketinde 46 adet MDMA ihtiva eden tabletler ile 4 paket halinde net 4 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, aynı gün sanığın kiraladığına dair tespitlere istinaden belirlenen ikamette, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle yapılan aramada ise; 1 paket net 0,03 gram esrar, 1 paket net 1,4 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde ve beyaz bir poşet içerisinde 240 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde ile 373 adet MDMA tabletler ve 5 adet saksıya dikili vaziyette kenevir olduğu değerlendirilen bitkiler ele geçirildiği olayda; sanığın ele geçirilen maddeleri ticari amaçla bulundurduğu ve beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gerekçeleri ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün duruşmaya iddianame kabul kararı okunarak başlanılmamışsa da esasa etkili olmadığı gibi telafisinin de mümkün olmadığı, sanığın eylemlerindeki suç konusu uyuşturucu maddelerin bir kısmının sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde olmasına karşın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca arttırım yapılmayarak eksik ceza tayini hususları eleştirilip, yargılama giderlerinin miktar itibariyle hazineye bırakılması gerekirken sanığa yükletilmesi ve suç konusu uyuşturucu maddeler ile eşyların müsaderesine karar verilirken uygulama fıkrasının hatalı gösterilmesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eylemlerindeki suç konusu uyuşturucu maddelerin bir kısmının sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde olmasına karşın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca arttırım yapılmayarak eksik ceza tayini husus eleştiri konusu yapıldığından ve kararımızda yeniden bu hususun eleştirisine gerek olmadığından, Tebliğnamenin buna ilişkin görüşüne iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında, suç tarihlerinin “08.03.2017 ve 08.05.2017” yerine “01.01.2017” olarak yazılması, mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2019/930 Esas, 2019/979 Karar sayılı kararında sanık müdafiince sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.