YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14319
KARAR NO : 2023/1680
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/818 E., 2022/1164 K.
DAVA TARİHİ : 21.02.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/66 E., 2018/318 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalının, davacı kurumdan … tahsis numarası ile aylık aldığını, davalının muvazaalı boşanmasının 22.11.2015 tarihinde tespit edildiğini, davalıya 22.01.2016 – 21.07.2017 tarihleri arasında 16.037, 21 TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini,16.037,21 TL yersiz ödeme ile 07.12.2017 tarihine kadar olan 1.721,80 TL yasal faiz olmak üzere toplam 17.759,01 TL’nin tahsili için davalı adına … İcra Müdürlüğü’nün 2017/182073 E., sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız itirazın iptaliyle, 16.037,21 TL asıl alacak 1.721,80 TL işlemiş takip öncesi yasal faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz olarak takibin devamına, davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davacı kurumun dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tüm iddia ve hususları kabul etmediğini, davacı kurum tarafından açılan icra dosyasına itirazda bulunduğunu, eşinden boşandıktan sonra vefat eden babasından emekli maaşı bağlandığını, boşanmış olduğu eşiyle birlikte yaşamadığını, çocukları ile birlikte yaşadığını, ikamet ettiği evin dilekçesinde belirttiği adres olduğunu, hatta boşanırken de bu adresi beyan ettiğini, boşandığı eşinin çocuklarını görmek istediğinde telefon ettiğini, çocukların aşağı inerek parkta veya sokakta görüştüklerini, piknik yaptıkları sırada boşandığı eşinin yanlarına geldiğini, piknikte bulunanların Facebook’a resim attıklarında kendisinin de fotoğrafta gözüktüğünü ve boşandığı eşi ile birlikte yaşıyor diye şikayette bulunulduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, kurum kayıtları, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizce davalı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra özellikle davaya konu takibe ilişkin davalıya yapılan aylık ödeme tarihleri olan 22.01.2016 – 21.07.2017 tarihleri arasında fiili olarak birlikte yaşadıkları ve davalının kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanağın aksini aynı mahiyette bir belge ile ispatlayamadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, davalının, … İcra Müdürlüğü’nün 2017/182073 E., sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe konu asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacı eski eşinin adreslerinin farklı olduğunun tüm kayıtlarda görüldüğünü, davalı hakkındaki soruşturma ve işlemlerle ilgili bilgilendirilmediğini, dosyada yeterince delil araştırması yapılmadığını mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı ile eski eşinin 20.10.2015 tarihinde boşandıkları, davalının, boşanma tarihi olan 20.10.2015 ile 16.06.2016 tarihleri arasındaki adresinin, “…/…” olduğu, davalının boşandığı eşinin ise, boşanma tarihi olan 20.10.2015 tarihinden itibaren ise adresinin, “…/…” olduğu, kolluk tarafından tutulan 22.06.2018 tarihli tutanakta, …:29/2 adresinde suriyeli vatandaşların ikamet ettiğinin, çevreden sorulduğunda şahısların burada oturmadığının ve tanınmadığının tespit edildiği, davalının “… /…” adresine 16.02.2016 tarihinde taşınmasına rağmen Enerjisa kayıtlarında, davalı adına 24.03.2017 tarihinde abonelik başlatılması, SGK medula kayıtlarında, davalının, Şehitkamil Devlet Hastanesi’nde 14.07.2016 tarihinde tedavi gördüğü esnada, adresini, “…, …” olarak ettiği, resmi kayıtlarda bu tarihte bu adreste ikamet etmediği, bu adresin boşandığı eşine ait adres olduğu, davalının boşandığı eşinin, Şehitkamil Devlet Hastanesi’nde 30.09.2016 ve 28.03.2017 tarihlerinde tedavi gördüğü esnada, adresini, ” …” olarak beyan etmesi, resmi kayıtlarda bu tarihte bu adreste ikamet etmemesi, bu adresin davalıya ait adres olması, davacı kurumun davalının aylığının kesilmesine dayanak teşkil eden denetmen raporu’na dayanak olan ifade tutanaklarında, 3 üncü şahıslar … ve …’nun davalı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra beraber yaşadıkları yönünde imzalı beyanlarının, …’in imzasız beyanlarının bulunması, davalının boşanma dosyasında, boşandığı eşinden tazminat ve nafaka talep etmemesi ve çocuğunun velayetini alması, yeminle dinlenen tutanak tanığı …’nun, mahkeme huzurundaki beyanları ile SGK yetkililerine verdiği ifade tutanağındaki beyanlarının birbiri ile çelişmesi, yine, tutanak tanığı … ile davalı tanığı …’in beyanlarının birbiri ile çelişmesi karşısında, davalı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra fiilen bir arada yaşadıkları yönündeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunmuş ve dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle yersiz ödenen aylıkların tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56, 59, 96 ıncı maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…