YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6281
KARAR NO : 2023/378
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/875 E., 2018/1440 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2018 tarihli ve 2017/568 Esas, 2018/58 sayılı kararı
ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/875 Esas, 2018/1440 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunda, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “17.11.2016” yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.03.2021 tarihli ve alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği yönünde eleştirili onama görüşü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığa atfedilen eylemlerin suç teşkil etmediği, suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığı, hükme esas alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğu, gerçeği yansıtmadığı, tanıkların talimatla başka mahkemelerce dinlendiğini, tanık sorgulama hakkını kullanamadığı, bu hakkın kendisine tanınmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda:
Tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle, sanığın 15.12.2014 ve 16.12.2014 tarihlerinde Adliye Binası önünde … … Şubesi Başkanlığınca Samanyolu TV ve Zaman Gazetesine yapılan operasyon ile ilgili yapılan basın açıklaması, 17.12.2014 tarihinde Adliye Binası önünde … Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanlığınca 14.12.2014 günü Samanyolu TV ve Zaman Gazetesi’ne yapılan operasyon ile ilgili yapılan basın açıklaması, yine 19.12.2014 ve 24.12.2014 tarihlerinde Adliye Binası önünde Ufuk Sağlık-Sen … Şubesi organizesinde 14.12.2014 günü Samanyolu TV ve Zaman Gazetesine yapılan operasyon ile ilgili yapılan basın açıklamasına katılarak destek verdiğine dair tespit ve tutanaklar, dosya kapsamında alınan tanık beyanlarının sanığın FETÖ/PDY’e ait öğrenci evlerinde ev abiliği yaptığı ve askeri okullara girebilecek öğrencilerin sorumluluğunu üstlenerek örgüt içerisinde sorumlu düzeyde görev aldığı yönünde olması, her ne kadar kullanıcı adı tespit edilememiş ise de, sanığın kendi kullanımında olduğunu belirttiği GSM hattına ilişkin HTS ve HIS kayıtlarından
yapılan inceleme ile ByLock tespiti yapılması, örgütün diğer üyeleri ile de irtibatlı olduğunun tespitine dair tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi ile sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanığın cezalandırılmasına;
Sanık yönünden cezanın belirlenmesi aşamasında sanığın terör örgütüne aidiyet duygusu içerisinde örgütün emir ve talimatlarını sorgulamadan yerine getirdiği, tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerinin terör örgütü üyeliği boyutuna ulaştığı değerlendirilerek sanık yönünden temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden belirlenmiş, sanığa verilen cezanın atılı suçun 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde sayılan mutlak terör suçu olması nedeniyle aynı Kanun’un 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmış ve yine sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62 nci maddesindeki takdiri indirim hükümünün uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak, gerekçeli karar başlığındaki suç tarihi olarak “17.11.2016” yazılması suretiyle düzeltilmesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının istenmesi, bulunmaması durumunda CGNAT ve HTS kayıtları üzerinde sanık adına kayıtlı hatlar üzerinden ByLock programı kullanılıp kullanılmadığına dair uzman bilirkişiden teknik rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olan tanık …’ün, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun’un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa’nın 36 ıncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu
tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK’nın 180/1 ve 181/1 maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
3. Dosyaya sonradan gelen …, … ve … ‘nun beyanları, teşhis tutanaklarının ve digital materyal inceleme sonuçlarının CMK’nın 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılması neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmekle tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2018/875 Esas, 2018/1440 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.