YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/949
KARAR NO : 2023/1951
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3399 E., 2022/3367 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Ayrıca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin de 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle,
Gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 Tarihli ve 2021/365 Esas, 2022/258 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 9 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 Tarihli ve 2022/3399 Esas, 2022/3367 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; adına belgeler düzenlenen Merkez Bankasının kamu kurumu olmadığı ve dolayısıyla bu belgelerin nitelikli dolandırıcılık suçunun hile aracı olamayacağı, sanığın borcunu ikrar etmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, ceza oranları ve uygulama gerekçelerinin somut ve yasal olmadığı, bu sebeplerle ve sanık lehine hükümlerin değerlendirilmesi için hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 12.04.2021 tarihli kolluk tutanağına göre; tutanak tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce Merkez Bankasına gelerek temyiz dışı sanık … ile belge alışverişi yaptığının tespit edildiği, bankanın adının kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenebileceği şüphesi üzerine sanığın bu yerdeki görevli polis memurlarınca takip edildiği, sanığın İzmir Merkez Bankası Şubesinde temyiz dışı sanıklardan belge alıp para verdiği ve banka önünde bekleyen katılana bu belgeleri göstererek görüştüğünün anlaşılması üzerine sanığın suça konu belgelerle birlikte suçüstü yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Katılan …’nun beyanında; 12.06.2019 tarihinde villasını satmak istediği ve sahibinden.com adlı site üzerinden ilan verdiğini, bu ilanı gören sanığın oğlu Haktan ve eşi olduğunu belirttiği Meltem ile birlikte gelerek kendisiyle görüşüp 10.500.000,00 TL ye evi satın almak konusunda anlaştıklarını, katılan ile ilişkilerini ilerleten sanığın bazen iç mimar, dolap ve koltuk dizaynı ile uğraşan kişilerle sözde satın aldığını belirttiği eve gelip incelemelerde bulunduğunu, satın aldığı evin bedelini de annesinden kalan 90.000.000 TL lik miras ile ödeyeceğini belirttiğini ifade etmiştir.
3. Katılan, sanığın sonraki zamanlarda 25.05.2019 tarihli annesinden kalan mirası mahkeme yoluyla elde ettiğini gösteren karar ibraz ettiğini, bu parayı alabilmesi için noter masrafları, borcu yoktur yazısı alımı, vergi dairesine vergi borçları, banka teminatları adı altında çeşitli banka, kurum ve kuruluşlara para yatırması gerektiğini ve bu paraları ne kadar çabuk yatırırsa miras olarak kalan parayı hemen alabileceğini belirtip sözde masraflar adı altında yaklaşık iki yıl boyunca kendisine sahte belgeler göstererek muhtelif zamanlarda toplamda 3.500.000,00 TL menfaat temin ettiğini belirtmiştir.
4.Sanıktan ele geçirilen çeşitli kamu kurumları ile bankaların kaşe ve imzalarını taşıyan belgelerin sahte olduğu bilirkişi raporuyla belirlenmiştir.
5. Sanık ise katılandan 2.000.000,00 TL borç para aldığını, ev alım satım işinin olmadığını ancak katılanın kendisine parça parça bu paraları borç olarak verdiğini, borçlarını erteleyebilmek ve katılanı oyalayabilmek için bu sahte belgeleri düzenlediğini, sahte kaşeleri ve sahte belgeleri zaman zaman temyiz dışı sanıklardan temin ettiğini savunmuştur.
6. Temyiz dışı sanıklar da katılanın firması için isteği üzerine kaşeler yaptıklarını, sahteliği anlaşılan kurum kaşelerini sanığın işyerlerine poşet ile getirdiğini, yalnızca olay günü kullanılan belgeleri sanığın isteği üzerine yazdıklarını, kaşe başı 50,00 TL para aldıklarını, katılanın bu belgelerle kandırılarak menfaat sağlanması eyleminden haberdar olmadıklarını belirtmişlerdir.
7. İlk Derece Mahkemesince; katılanın beyanı, kamera kayıtları, sahte belgeler, temyiz dışı sanıklar ve sanığın kısmi ikrarı, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın suça konu sahte kurum ve banka kaşelerini taşıyan belgeleri farklı zaman dilimlerinde kullanarak katılanda güven uyandırıp haksız menfaat temin ettiği gerekçeleriyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
8. Bölge Adliye Mahkemesince; katılanın beyanlarına itibar edilerek kamu kurum ve kuruluşlarının maddi varlıkları kullanılmak suretiyle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle sanık hakkında esastan ret kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın tevilli ikrarı, katılanın beyanı, kamera görüntüleri, temyiz dışı sanıkların beyanları ve kolluk tutanağı, belge incelemesine ilişkin bilirkişi raporları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre çeşitli kamu kurumlarına aitmiş gibi sahte imzalı kaşe ve mühürleri kullanarak katılanı kandıran sanığın bu şekilde hileli hareketlerle güven uyandırıp haksız menfaat temin ettiği anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2022/3399 esas, 2022/3367 karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.