YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10119
KARAR NO : 2007/2782
KARAR TARİHİ : 22.03.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin dayanağı olan ve “nakden” kaydını taşıyan 4.000.000.000.TL bedelli bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senedin karşılıksız bulunduğunu belirterek, borçlu olmadıklarının tespitni talep ve dava etmiştir.
Davalı senetteki imzanın borçlu davacıya ait olduğunu, davacıdan satın aldığı 2 adet aracın satışı gerçekleşmediğinden, daha önce ödenen paranın karşılığında senet alarak araçları davacıya iade ettiğini bildererek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirikişi raporuna göre, takip ve dava konusu bonodaki imzaların davacıya ait olduğunun ekspertiz raporu ile anlaşıldığı, davalı alacaklının “nakden” kaydını taşıyan senedin davacı tarafından kendisine mal karşılığında verildiğini belirterek senedin düzenleme nedenini değiştirdiği, ancak bu iddianın kesin delillerle ispatlanamadığı, davacının teklif olunan yemini usulen eda ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında, davacıdan alınan araç bedellerinin peşin olarak ödendiğini, davacının bu araçların devirlerini bir başka deyişle satışlarını yapmaması üzerine araçların davacıya iade edilerek peşin ödenen para karşılığında takibe konu bononun kendisine verildiğini bildirmiştir.
Bu durumda, bononun ihdas nedeninin verilen nakit karşılığı olduğunun kabulü gerekirken, mahkemece olayın değerlendirilmesinde hataya düşülerek, davalının savunmasının senedin verilen mal karşılığında düzenlendiğine yönelik olduğu ve bu şekilde davalının senedin ihdas nedenini talil ettiği kabul edilerek ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülüp davacıya tevcih edilen icapsız yemine dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.3 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.