YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17333
KARAR NO : 2009/5605
KARAR TARİHİ : 02.04.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü … mevki 434 ada 39, 44, 55 ve 61 parsel sayılı sırasıyla 755.35 m2, 1420.25 m2, 1334.31 m2 ve 2149.79 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 434 ada 39 ve 44 sayılı parseller tarla niteliğiyle … …’ın atalarından geldiği ve zilyetliğinde olduğu, 1995 yılında … … …’a satıldığı, ancak, sit alanı içinde kaldığından söz edilerek 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince 434 ada 55 ve 61 sayılı parseller ise çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini, Orman Yönetimi ise 434 ada 39 ve 44 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğundan tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, … … …’ın davasının reddine Orman Yönetiminin davasının kabulüne, 434 ada 39 ve 44 sayılı parselin tespitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına, 434 ada 55 ve 61 sayılı parsellerin ise tesbit gibi 1. derece doğal sit alanı olarak Hazine ADINA tapuya tesciline, 434 ada 39 ve 44 sayılı parsellerinin beyanlar hanesine 1. derece doğal sit alanı olduğunun yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararların 30.07.1982 tarihinde ilandan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşen, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parsellerin, 1966 yılında yapılıp 1969 yalında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmışsa da, taşınmazların eğiminin %12 den fazla, taşlık, … olduğu, erozyon nedeniyle yer yer ana kayanın ortaya çıktığı, maki florası ile kaplı bulunduğu, orman kadastrosunda devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlara bitişik olduğu, son zamanlarda iş makineleri ile teraslandığı, tarıma uygun olmadığı, … yapıldığına ilişkin her hangi bir belirtiye rastlanmadığı, imar ihya edilmiş sayılmayacağı belirlenmiştir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi %12 yi geçen yerler orman ve … muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
Çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yalında kesinleşmiştir. Daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan orman kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması yapılmıştır. Başka bir deyişle çekişmeli taşınmazların orman niteliğini belirleyen bir çalışma bu güne kadar yapılmamıştır. 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini … ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin a bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,” ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
O halde, eğimi %12 den fazla olan tamamen maki cinci ağaççıklarla kaplı, orman ve … muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli 434 ada 39 ve 44 sayılı parsellerin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının J bendi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin bu parsellere ilişkin davasının kabulüyle, bu parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 434 ada 39 ve 44 sayılı parseler ile aynı nitelikte olan ancak, Orman yönetimi tarafından dava konusu edilmeyen çekişmeli 434 ada 55 ve 61 sayılı parsellerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı belirlenerek bu parsellere ilişkin davanın reddine ve tesbit gibi tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişi ile davalı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.