Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6257 E. 2009/9693 K. 10.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6257
KARAR NO : 2009/9693
KARAR TARİHİ : 10.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KATILANLAR : … VD.

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi …, Orman Yönetimi, … ve …ile Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, davalı gerçek kişilerin davacı sıfatıyla açtıkları tescil davası sonucu … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/938-2000/213 sayılı kararı ile davacılar adına tescil edilen taşınmazların aslında … taşlık niteliğinde olup, … arazisi niteliğinde olmadığı halde, keşif sırasında mahkeme heyetine farklı bir taşınmazın gösterildiği belirtilerek yargılamanın iadesi yolu ile tescile ilişkin kesinleşen mahkeme ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İmar uygulaması sonucu dava konusu taşınmazların sahibi olan Gerçek kişiler davaya katılmada yararlarının bulunduğunu belirterek davacı … yanında davaya katılmışlardır. Mahkemece yargılamanın iadesi davasının kabulüne, 27.03.2000 gün ve 1998/938-200/213 sayılı tescil kararının kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün davalı gerçek kişiler ve Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.2.2008 gün 2006/17259-3183 sayılı red bozma kararında özetle “Hazine, temyiz dilekçesinden vazgeçtiğinden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Yargılamanın iadesi davasının davalıları …ve … tarafından Belediye Başkanlığı ve Hazine aleyhine 05.10.1994 tarihli dava dilekçesiyle açtıkları davada arazi kadastro çalışmasında taşlık ve çalılık olarak tescil harici bırakılan taşınmazlar üzerinde imar ve ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ettikleri, mahkemenin 1998/187-444 sayılı ilamı ile toplam 22.000 m2 taşınmazın davacılar adlarına tapuya tesciline dair verilen kararın Dairemizin 06.10.1998 tarih 1998/8413-8700 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, bu yerlerin 273, 274, 277, 276 ve 275 parsel numarası ile 29.12.1998 tarihinde davacılar adlarına tapuya tescil edildiği, davacı gerçek kişiler Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/187-444 sayılı dosyasında yapılan keşifler sonucu zilyetlik koşullarının yararlarına oluştuğu belirlenen, ancak mahkemenin taleple bağlı kalması sonucu adlarına tescil kararı verilmeyen fenni bilirkişi krokisinde gösterilen taşınmazlara yönelik olarak 18.11.1998 tarihinde ek tescil davası açtıkları, yapılan yargılama sonucunda fenni bilirkişi …… tarafından düzenlenen krokide (A), (B), (C) ve (D) işaretli 4750 m2, 2250 m2, 5750 m2, 3500 m2 (toplam 16.250 m2) yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adlarına tapuya tescillerine karar verildiği, bu hüküm de Dairemizin 08.06.2000 gün 2000/4973-5510 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından tescil davasının yargılaması ve keşif sırasında mahkeme heyetine gösterilen taşınmazların krokilerinin düzenlendiği, ancak yargılama devam ederken 1998 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda oluşturulan tapu kaydı malikleri müdahil davacılar tarafından … 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/288 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tesbitte çekişmeli taşınmazların imar ihyanın gerçekleşmediği … arazi vasfında olduğunun
belirlenmesi üzerine yargılamanın iadesi yolu ile asliye hukuk mahkemesinin 1998/938-213 sayılı kararının kaldırılması isteği ile bu davanın açıldığı, yargılamanın iadesine konu olan asliye hukuk mahkemesinin 1998/938-213 sayılı dosyasında davacı … Başkanlığının davalı sıfatıyla davada taraf olduğu 21.05.1999 tarihinde yapılan keşifte davalılar Hazine ve Belediye Başkanlığı vekillerinin hazır bulundukları, keşfe katılan uzman ziraat bilirkişisi tarafından, çekişmeli taşınmazların imar ve ihyalarının tamamlandığı ve … yıllardır … arazisi olarak kullanıldıkları hususunda rapor alındığı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde, … Belediye Bakanlığının 27.08.1998 tarih 2016 sayılı kararı ile 10.9.1998 -10.10.1998 tarihleri arasında İmar Yasası hükümlerine göre yapılan uygulamanın askıya çıkarıldığının …’nın 10.02.1998 tarihli yazısı ile yargılamanın iadesine konu olan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/938-213 sayılı dosyasına yargılamanın devamı sırasında bildirildiği, tescil davasına konu (A) işaretli 4750 m2’lik bölümün imar uygulamasının 26.03.1999 tarihinde yargılamanın devamı sırasında yapıldığı, o tarihte tesbit harici yer olması nedeniyle imar uygulamasına tabi tutularak 373 ada 12 sayılı imar parsellerinin tapu kaydının oluştuğu ve satış yolu ile davaya katılan gerçek kişiler adlarına devredildiği, bu tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olarak … ve …tarafından … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/356E sayılı dosyasında, tapu kaydının iptali talebi ile açılan davanın devam ettiği, gerek H.Y.U.Y.’nın 445/7. maddesinde gerekse 445. Maddenin diğer bentlerinde belirtilen yargılamanın iadesi koşullarının somut olayda mevcut olmadığı gözönüne alınarak yargılamanın iadesi davasının reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm …, Orman Yönetimi, … ve …ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Hazine temyiz dilekçesinden Baş Hukuk Müşavirliğinin 09.03.2009 gün 29476 sayılı oluruyla vazgeçmiştir..
Yörede 1998 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. 1973 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazlar taşlık ve çalılık niteliği ile tescil harici bırakılmıştır.
Dava, yargılamanın yenilenmesi istemidir.
1) Hazine temyiz dilekçesinden Baş Hukuk Müşavirliğinin 09.03.2009 gün 29476 sayılı oluruyla vazgeçtiğinden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2) … ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
3) … ve…’nın temyiz itirazlarına gelince; Davada davalı sıfatıyla taraf oldukları halde karar başlığında isimlerinin gösterilmemiş olması HYUY’nın 388. maddesine aykırılık oluşturmakta ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple karar başlığında davalılar bölümüne “… ve …nın isimlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE ve bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının … ve…’ya yükletilmesine 10.06.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.