Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/32985 E. 2023/15851 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32985
KARAR NO : 2023/15851
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2013 tarihinde kesinleşen kararıyla sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5 ay, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içinde 22.08.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle Mahkeme tarafından 20.05.2015 tarihli kararla, açıklanması geri bırakılan hükümler aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçu kabul ettiği ancak içinde bulunduğu ruh hali nedeniyle istemediği şeyleri yaptığı, pişman olduğu, o anki sinirlilik haliyle davrandığı, kastı olmadığı ve cezayı hak edecek bir eylemi bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay gecesi hakkındaki soruşturma nedeniyle polis merkez amirliğine getirilen sanığın, grup odasındayken grup amir yardımcısı ve nezarethane sorumlusu olan polis memuruna söylediği “Senin o düğmeni ben burada kopartmam, seni tenha bir yerde seni burada kopartırım, a… koyduğum, seninle yarın görüşeceğiz, sen bittin, a…koyayım, neler yapacağım ben sana, sana göstereceğim, mal gibi adam, mal mal konuşuyor” biçimindeki sözü nedeniyle eylemine uyan görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından açılan davada Mahkeme, sanığın cezalandırılmasına yönelik önceki karara atıf yaparak hükümlerin aynen açıklanmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığa gönderilen davetiyede bu meşruhat bulunmamasına rağmen; mahkemece bu husus gözetilmeyerek duruşmaya devamla, sanığın savunması ve delilleri sorulmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılıp mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 147, 176, 177 ve 191 inci maddelerine muhalefet edilmesi,
2. Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141, 5271 sayılı Kanun’un 34, 223 ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlere Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.