YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4091
KARAR NO : 2006/7380
KARAR TARİHİ : 06.07.2006
Taraflar arasındaki birleştirilen sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılardan … ve … ile davalı TMSF vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Asıl dava davacıları vekili dava dışı borçlu Haluk Türkmen’e ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde birinci sıraya alınan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (… AŞ.nin) 15.04.2000 tarihli haczinin dikkate alındığını oysa davalının daha sonra haciz taleplerini yenilediğini ve bu suretle önceki haczin geçersiz hale geldiğini; öte yandan kıymet takdiri yapılmayan haczin usulüne uygun bulunmadığını, kaldı ki borçlunun takibe kısmen itiraz etmesi karşısında itiraz edilmeyen kısım için devam eden takip bakımından satış isteme süresinin dolduğunu ve haczin düştüğünü; ihtiyati hacizle başlayan takibe itiraz halinde itirazın iptali davasının 7 günlük yasal süre içinde açılmaması nedeniyle de ihtiyati haczin hükümsüz kaldığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen dava davacıları borçlu Haluk Türkmen’in vekilliğini deruhte ettiklerini ve aleyhinde açılan davalar nedeniyle bedeli paylaşıma konu taşınmazın üçüncü kişiler tarafından haczine engel olunarak malın muhafazasını sağladıklarını, alacaklarının Avukatlık Kanunu’nun 166/II maddesi uyarınca imtiyazlı olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra Mahkemesi’nce davanın kabulü ile birleşen dava davacısı…’in birinci sırada olacağı şekilde sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiş; hüküm davacı İlhan Sağışman vekili ile davalı TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 nci maddesinin üçüncü bendi ile son fıkrası uyarınca mahkeme kararında ve hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükmün ayrı ayrı ve açıkça yazılması lazımdır. Mahkeme kararında birleşen dava davacısı İlhan Sağışman ve arkadaşlarının istemleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması anılan yasa maddelerine aykırılık teşkil eder niteliktedir.
2- Asıl dava davalısı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilinin temyiz itirazlarına gelince; adı geçen tarafından alacağın temlik alındığı …. AŞ. tarafından dava dışı borçlu … Makine AŞ. ile arkadaşları hakkında 408.123,-YTL. üzerinden alınan ihtiyati haciz kararının infazı suretiyle icra takibine girişilmiş ve borçlular tarafından toplam 247.000,-YTL. tutarındaki alacak ile faiz ve % 10 oranındaki vekalet ücretine itiraz edilmiştir. Bu itiraz davalı alacaklıya tebliğ edilmemiş (İİK.m.264/II); davalı yanca Ankara 1. Ticaret Mahkemesi’nin 2000/407 E. sayılı dosyası ile 292.347,-YTL. için itirazın iptali davası açılmıştır. Anılan mahkemece 06.06.2000 günü 273.647,-YTL. üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Bu durumda dava dışı borçlularca itiraz edilmeyen alacak kısmı için bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine konulan ihtiyati haciz, ödeme emrinin dava dışı borçlu ve taşınmaz maliki Haluk Türkmen’e tebliğini izleyen 7 günün sonunda kesin hacze dönüşmüştür. Davalı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kesinleşen bu kısım için yasal iki yıllık sürede (İİK.m.106) bir satış talebi olmadığından bu kısma ilişkin haczinin düştüğünün kabulü gerekir.
Alacağın itiraza uğrayan kısmı ise, İcra ve İflas Kanunu’nun 264/son maddesi uyarınca ihtiyati haciz, itirazın iptali davasının karara çıktığı tarihte kesin hacze dönüşmüştür. Mahkeme kararı 06.06.2000 günlü olduğundan, satışın yapıldığı 16.06.2003 tarihi itibariyle bu kısım alacak için taşınmaz üzerine konulan haczin ayakta olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/3 ve 15/7-b maddeleri hükmüne göre, … AŞ.nin takip konusu ettiği alacak 08.04.2002 tarihi itibariyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na temlik edilmekle kamu alacağı niteliği kazanmıştır.
Bu durumda mahkemece satış tarihinde ayakta olan ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi bulunan 273.647,-YTL.lik davalı fon alacağı için konulmuş haczin sıra cetvelinde ilk sıraya alınması ve diğer alacaklıların hacizlerinin bu hacze iştiraklerine yasal olanak bulunmadığı hususları göz önüne alınarak bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 1 sayılı bentte gösterilen bozma nedenine göre davacı… ve arkadaşları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.