Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10643 E. 2007/3766 K. 13.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10643
KARAR NO : 2007/3766
KARAR TARİHİ : 13.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılardan tasfiye halinde Nissholwai Corporation (İstanbul Şubesi) vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, sigara fabrikalarının tow ihtiyacı için açılan ihaleye Kolombiya’ da yerleşik … S.A. şirketini temsilen Nissholwai Corporation şirketinin iştirak ettiğini 2.000 ton tow’ un 3.60 uss/kg bedelle satın alınmasının yönetim kurulu tarafından kabul edildiğini, alınması kararlaştırılan tow için ilk planda 190.000 kg’ lık kısım için akreditif açıldığını satın alınan 190.000 kg malın 17.04.2002 tarihinde gümrüğe geldiğini 26.04.2002 tarihinde gümrükten çekildiğini, gelen malın imalat öncesi İstanbul Sigara Fabrikalarında denendiğini, ancak ayıplı olduğunun anlaşıldığını ve durumun davalılara bildirildiğini olumlu sonuç alınamadığını belirterek mal bedeli olarak ödenen 684.000.000 ABD Doları ve yapılan masraflar tutarı 248.505.706.650 TL’ nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Nissholwai Corporation İstanbul Şubesi tasfiye memurları; husumetin yanlış tevcih edildiğini Nissholwai Corporation ‘ in Celtexco firmasının Türkiye temsilcisi olmadığını belirterek davanın husumetten reddini istemiştir.
Davalı …A. vekili cevap dilekçesinde; davacıya satılan tow’un teknik şartnameye göre üretildiğini analiz sonuçlarının bağımsız gözetim firması tarafından onaylandığını davacının taşıyıcı firma ile yükleme limanı konusundaki anlaşmazlığı nedeniyle yüklemenin Şubat 2002’yi bulduğunu gecikmede müvekkilin bir dahli olmadığını, satışın FOB olup malın nefi ve hasarın geminin küpeştesini geçmesiyle alıcı davacıya intikal ettiğini, sorunlardan birininde başka teknik şartnameye göre alınan ürünler için ayarlanmış makinalarında çalıştırılmasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve çoğunluk görüşünü yansıtan bilirkişi raporuna göre uyuşmazlığın davacıya satılan tow hammaddesinin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı, satıcı Celtexco S.A.’ nın 08.10.2001 tarihli taahhütnamesi ile Genel İdari Şartnamenin 4. maddesi gereği malın tesliminden ve yüklenmesinden sonrada davalının ayıba karşı tekeffül yükümlülüğü bulunduğu FOB satış nedeniyle davalının sorumluluktan kurtulamayacağı, idari şartnamenin 17/4. maddesine göre de davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını buna göre davanın kısmen kabulü ile 684.000 Doların dava tarihinden itibaren yürütülecek yıllık %5.50 USD faiziyle birlikte 246.582.241.088 TL’ nin de dava tarihinden itibaren yürütülecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalılardan Celtexco S.A.’nın 08.10.2001 tarihli taahhütnamesi ve idari şartnamenin 4. maddesine göre FOB satış nedeniyle malın gemiye yüklenmesi ile sorumluluktan kurtulamayacak olmasına, davacının yaptırdığı teknik inceleme sonucu malın ayıplı olduğunun belirlenmiş bulunmasına idari şartnamenin 17/4. maddesi uyarınca sözleşmeyi imzalayan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı mal bedelinin yanında yapılan masraflar (gümrük vergisi, navlun, sigorta, ardiye ve iç nakliye gideri) tutarı 248.505.706.650 TL’ nin tahsilini de istemiştir. 06.12.2004 tarihli ek raporda gümrük vergisi, navlun, sigorta ve ardiye ücretlerini hesaplamış ancak iç nakliye gideri 1.888.000.000 TL’ ye ilişkin dosyada belgeye rastlanmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili 16.06.2005 tarihli dilekçesi ile ek rapora itiraz etmiş ve nakliye ücreti ile ilgili belgeleri ibraz etmiştir. Davacının ibraz ettiği (nakliye ile ilgili) belgeler gözetilerek bu konuda bilirkişiden ek rapor alınıp uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken bu yön gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.