Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4965 E. 2008/12425 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4965
KARAR NO : 2008/12425
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit – belge iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı- davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davacı yanca müvekkili aleyhine takibe girişildiğini, müvekkilinin de 16.08.2005 tarihinde dosya borcuna karşılık 13.000,-YTL ödeme yaptığını, bakiye alacak hakkında davalı yanca feragat beyanında bulunulmasına rağmen davalı yanın takibe devam ettiğini ileri sürerek borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili takip aşamalarında davacı yanın korumalığını üstlenen bazı kişilerin süregelen tehdit ve baskıları sonucunda takibe devam edilemediğini, yine bu baskılar sonucunda gerek kendisinden makbuz ve feragatname alındığını, sunulan diğer feragatnamenin müvekkilinden sadır olmadığını; sonrasında bu kişilerin kendilerini arayarak davacının … alacağının dosya borcu kadar olduğunu öğrendiklerini ve takibe devam edebileceklerini beyan ettiklerini, takibe de bu yolla devam edildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiş; tehdit ile alınan belgelerin iptaline karar verilmesini de karşı dava olarak ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporlarına ve dinlenen tanık beyanlarına göre, makbuzun baskı ile alındığı, senedin halen davalı elinde bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın devamı sırasında davacı yanca … … ve … Biricik imzalı bir belge sunulmuştur. Bu belgedeki imzalardan belgenin asıl olmadığı anlaşıldığı gibi, adı geçenler hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na da suç duyurusunda bulunulduğu görülmüştür. Hazırlık evrakının bir kısmı celbedilmişse de, bu belgelerde sanık olarak belirtilen kimselere henüz ulaşılamamıştır. Bu durumda mahkemece ceza tahkikatına ilişkin aşamaların izlenerek, tahkikat sonuçlanmışsa delillerin birlikte incelenmesi, sonuçlanmamışsa davaya etkisi üzerinde durulmak ve sonuçlanmasının beklenip beklenmemesi hususunda bir değerlendirme yapılmak gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.