Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11318 E. 2007/5216 K. 22.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11318
KARAR NO : 2007/5216
KARAR TARİHİ : 22.05.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 5.750.000.000 TL bedelli, 26.08.2003 keşide tarihli çeke dayalı olarak icra takibi yaptığını, çekin keşide tarihinde tahrifat bulunduğunu belirterek, asıl keşide tarihi 26.06.2003 olan çekin kambiyo yoluyla icra takibine konu edilemeyeceğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Akbank’ a ait …seri nolu 5.000.000.000 TL’ lik çekin keşide tarihinde tahrifat yapılmış olması sebebiyle kambiyo senedi vasfını yitiren ve bu çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılamayacağının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.’ nun 76. maddesi uyarınca hakim re’sen Türk Kanunları mucibince hüküm verir. Buna göre bir davada olayların açıklanması taraflara hukuki nitelendirmesi hakime ait bir görevdir. Ancak, dava dilekçesi hukuki nitelendirmeye olanak verecek açıklıkta düzenlenmemiş ise hakim, davacıdan ya da vekilinden dava dilekçesini açıklamasını isteyebilir (HUMK.’ nun 214/ 2- 216.md.)
Somut olayda dava dilekçesindeki anlatıma göre, davanın İİK.’ nun 16. maddesine dayalı şikayet niteliğinde bir dava mı, yoksa İİK.’ nun 72. maddesine dayalı menfi tespit talebini içeren bir dava mı olduğu anlaşılamadığından, davacı vekiline öncelikle bu yönde açıklama yaptırılarak davanın niteliği saptanıp şikayet niteliğinde görüldüğü takdirde icra mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi, menfi tespit davası niteliğinde bulunduğunun saptanması halinde ise toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda işin esası yönünden bir hüküm tesisi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.