YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3653
KARAR NO : 2007/8930
KARAR TARİHİ : 18.10.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde paranın tamamının isabet ettirildiği davalının … Medeni Kanunu’nun 940/II nci maddesine uygun biçimde trafik siciline tescil ettirilmiş bir rehninin bulunmadığını iddia ederek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili alacaklarının ilam mahiyetindeki noter senedine dayandığını, davacının iddiasının aksine dava dışı borçlu ile arasında akdedilmiş bir rehin sözleşmesi bulunmadığını, davacının rehninin … taraflı bir yazı ile trafik siciline yapılan tescilden ibaret olduğunu; müvekkilinin rehin hakkının önceki medeni kanun döneminde yapıldığını ve trafiğe tescilin aranmadığını, rehin sözleşmesi içeriğine uygun olarak teslimin de gerçekleştiğini … sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen dava davacısı (asıl dava davalısı), birleşen dava davalısı (asıl dava davacısı)’nın rehni olmadığını, lehine ödeme öngörecek şekilde sıra cetveli düzenlenemeyeceğini … sürmüş; İcra Mahkemesince bu dava hakkında verilen görevsizlik kararı sonrasında davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dinlenen tanıkların beyanlarına göre, davalı …’in alacağının 24.02.2000, davacı kooperatifin alacağının ise 24.04.2000 tarihli rehin sözleşmelerine dayandığı; rehin hakkını trafik siciline tescil ettirmemiş bulunan davalının iddiasının haklı görülmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı-birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Asıl dava, davalı … lehine kurulmuş yasaya uygun bir rehnin bulunmadığı iddiasına dayalıdır.
… Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 4722 sayılı Kanun’un 1 nci maddesinde de, 743 sayılı … Kanunu Medenisi döneminde yapılan hukuki işlemlerin geçerliğinin yürürlük tarihindeki yasal düzenlemeye tabi tutmuştur.
Adı geçen davalının dayandığı rehin sözleşmesi … 2. Noterliğince 24.02.2000 günü düzenleme biçiminde yapılmıştır. Belirtilen tarihte 743 sayılı … Kanunu Medenisi yürürlükte olup, anılan yasanın 853 ncü maddesine göre taşınır rehninin kural olarak teslim suretiyle kurulabileceği kabul edilmiştir. Nitekim rehin sözleşmesinde de rehin alan ve rehin verenin teslim konusundaki beyanları kayda geçmiştir.
16.10.2003 tarihli haciz tutanağından da bedeli paylaşıma konu aracın davalı … yedinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davalı lehine tesis edilen rehnin geçerli olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmek gerekirken, rehnin tesisi tarihinde yürürlükte bulunan yasanın öngörmediği tescil koşulunun yerine getirilmediğinden bahisle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388/son maddesi hükmüne göre hüküm, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen kararı içermelidir. Davalı yanca İncirliova İcra Mahkemesi nezdinde açılan ve görevsizlikle mahkemeye gönderilerek işbu dosya ile birleştirilen dava hakkında bir karar verilmemesi de anılan hükme aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.