Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/2924 E. 2007/8969 K. 19.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2924
KARAR NO : 2007/8969
KARAR TARİHİ : 19.10.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin sahibi bulunduğu tuğla fabrikasında kullanılmak üzere 1988 yılından beri müvekkilinden ve grubun diğer şirketlerinden büyük tonajlarda kömür aldığını, taraflar arasındaki ilişkinin uzun süreli ve zincirleme bir satış ilişkisi olup, 90 gün vadeli ve açık hesaba dayandığını, semenin ana para bakımından muacceliyet tarihinin teslim tarihini müteakip 90 gün olup, yanlar arasındaki ticari ilişkinin bu şekilde uygulanıp, tarafları bağlayan bir teamülün oluştuğunu, davalının 2000 yılından sonra borçlarını vadelerinde ödeyemediğini, ancak kısmi tediyelerde bulunduğunu, davalının borçlarını vadesinde ödeyememesi nedeniyle müvekkili şirketin faizle karşılanamayacak olan meblağda zarara uğradığını, müvekkili şirketin borçlarını ödeyememesi nedeniyle hakkında haciz ve iflas takiplerinin başladığını, işçi ücretlerini ödeyememesinden dolayı işyerinde grev yapılıp sonuçta işyerinin kapandığını ve 276 işçinin … akdinin feshedilmek zorunda kalındığını, 96 işçinin kıdem ve ihbar tazminatı istemiyle dava açtığını ve davaların kabul edildiğini, davalıyla sürdürülen iyiniyetli girişimlerin sonuçsuz kaldığını, çekilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.000.000 TL ana para, 5.000.000.000 TL ticari temerrüt faizi ve 5.000.000.000 TL munzam zarar alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin merkezinin … sınırları içinde olup, yetkili mahkemenin … Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin karşılıklı iyiniyet esaslarına göre yürütüldüğünü, davacı şirketten satın alınan bazı kömürlerde kalite ve standartlara aykırılık saptandığı halde davalı şirket tarafından bir iadeye veya ayıplı işleme konu edilmediğini, buna karşılık da davacı şirketin ödemeler yönünden bir vade ölçütü koymadan gerekli anlayışı gösterdiğini, teslim tarihi, teslim edilen malın kalitesi ve ödemelerin vadesi konusunda sürekli ve istikrar kazanmış bir teamülün, 90 gün vadeli satış iddiasının söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mal bedelinden dolayı oluşan borcun tutarına ilişkin olup, şirket yetkililerince giderilemediğini, yanlar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, B.K.’ nun 84. maddesine göre hesaplama yapılmasına ilişkin istemin hukuksal dayanağı bulunmadığını, yapılan ödemelerin

ihtirazi kayıtsız kabul edildiğini, munzam zarar isteminin yasal dayanağı bulunmadığını, bir şirketler grubu içinde yer alan davacı şirketin haciz ve iflas taleplerine muhatap olmasının işçileriyle yaşadığı problemlerin davalı şirket ile ticari ilişkilerinin sonucu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 30.05.2006 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek asıl alacak 53.680.65 YTL ile faiz alacakları 55.000 YTL’ ye hükmolunmasını talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının 30.12.2002 tarihi itibariyle davacıya 53.680.824.964 TL borcu olup, bunun davalı kabulünde de olduğu, davalının 2005 yılı başı itibariyle davacıya 35.000 YTL ödediğini kanıtlayamadığı, keşide edilen ihtarname ile davalı şirketin 14.03.2003 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, davacının munzam zarar talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.