YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3656
KARAR NO : 2007/8477
KARAR TARİHİ : 02.10.2007
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili müvekkilerinin davalıdan araç kaldırma makinesi satın aldığını, 1.000.000.000 TL ‘sının nakit ödenip …/07/2005 tarihli sözleşme ile makinenin kurulduğunu, kalan 3.000.000.000 TL ‘lık kısım içinse çek verildiğini, malın ayıplı olduğunun davalıya bildirilmesine rağmen gereğinin yapılmadığını … sürerek, davalıya ödenen miktarın istirdatına, çekten dolayı borçlu olunmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili makinenin ….07.2005 tarihinde davacılara teslim edildiğini, bu tarihten 35 gün sonra 10.08.2005 tarihinde tespit yaptırıldığını, TTK ‘ daki 8 günlük ayıp ihbar süresine uyulmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece TTK’ nun 25/3 maddesi gereğince satım sözleşmesine konu malın ayıplı olduğunun ayıp açıkça belli değilse 8 gün içinde ihbar edilmesi gerektiği, davacıların ayıbın, teslimden hemen sonra anlaşıldığını belirttikleri, tacirlerarası satımlarda ayıp ihbarının TTK’ nun 20/3 maddesinde öngörülen şekilde noter vasıtası ile veya iadeli taahhütlü mektupla yapılmasının öngörüldüğü, davacıların bu yasa hükmüne uygun olarak ihbarda bulunulduğunu kanıtlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede imalat ve montaj hatalarına karşı 1 yıllık … verilmiş, dava da … süresi içerisinde açılmıştır.
Mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılarak konusunda uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip gerektiğinde yemin teklif … da hatırlatılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, delil tespit raporu düzenleyen bilirkişinin yargılamada yeniden bilirkişi olarak atanması da kabul şekli itibarıyla isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,peşen harcın istek halinde iadesine,02.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.