Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3464 E. 2007/8986 K. 19.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3464
KARAR NO : 2007/8986
KARAR TARİHİ : 19.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan … … ve … … temsilcileri tarafından duruşmalı, diğer davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, dava dışı …’ nun keşideci, davacının lehtarı bulunduğu, lehtar tarafından … … Ltd. Şti.’ ne ondan … … A.Ş.’ ye ve son olarak …’ e ciro edilen ve … tarafından icra takibine konulan 09.08.2004 tanzim değişik vade tarihli bonolarla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili takibe konu bonoların davalılardan … … Ltd. Şti.’ ne ciro edilip teslim edildiğini, ancak bono bedellerinin keşideci tarafından ödenmediğini, bunun üzerine … … ile cari hesap dökümü yapıldığını ve bonoların karşılığının cari hesaptan düşülerek müvekkili tarafından ödendiğini ve bonoların bedelsiz kaldığını, buna rağmen bonoların iade edilmeyerek … … A.Ş.’ ye ciro edildiğini, ondan da …’ e ciro edilerek takip yaptırıldığını müvekkili yurt dışında olduğundan tebligatın işçiye yapılarak takibin kesinleştirildiğini, hamilin keşideciye protesto göndermediğini bu nedenle icra takibinin haksız olduğunu iddia etmiştir.
Davalı … vekili, davacının ödeme definde bulunduğunu bu defiyi ancak, … …’ e karşı … sürebileceğini müvekkiline karşı … sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme, bedelsiz kalan bonoların iade edilmediği hamil …’ in keşideci ve lehtara protesto göndermemesi bu nedenle müracaat hakkını kaybettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, % 40 kötüniyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde hem ödeme iddiasında bulunmuş hem de bonoların protesto edilmediği gerekçesi ile hamilin cirantalara müracaat hakkının sona erdiğini iddia etmiştir.
TTK.’ nun 690. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulama olanağı bulunan aynı yasanın 642. maddesi uyarınca protesto keşide etmeyen hamilin cirantalara karşı kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kaybetmiş sayılmasında bir isabetsizlik yok ise de, aralarında temel ilişki bulunması halinde genel hükümler uyarınca talepde bulunabileceği kuşkusuzdur.
Davacı ödeme iddiasını … … tarafından gönderildiği iddia edilen imzasız ve tasdiksiz cari hesap ekstresine dayandırmış, ancak herhangi bir ödeme belgesi ibraz edememiştir. Ayrıca, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu da Yargıtay denetimine olanak sağlayacak açıklıkta değildir. Öte yandan bonoların ciro yolu ile hamili bulunan …’ ün kötüniyetli olduğuna dair de dosyada herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi kötüniyet tazminatından yalnızca icra takibinde bulunan …’ ün sorumlu olması gerekirken, diğer davalıların da kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması kabul şekli itibari ile doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.