YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13623
KARAR NO : 2023/709
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi konulu şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
1. Taşınmaz satışına dair tebligatların tüm ilgililere yapılmadığı,
2. Taşınmaz üzerinde 3083 Sayılı Yasanın 13. maddesi şerhi bulunmakta olup, kanun gereği satılamaz devredilemez mahiyetteki taşınmazın satışının yapılması hukuka aykırı olduğu, ayrıca sulamaya dair işlemlerin tamamlanamaması halinde şerhin 5 sene daha uzatılabileceği yasanın amir hükmü olduğu ve buna dair işlemler bitmeden şerhin kaldırılmış olmasının da hukuka aykırı olduğu,
3. Taşınmazın satışı değerinin çok daha altında yapıldığı,
4. Satış ilanı ve şartnamesinde satışa konu taşınmazın önemli nitelik ve vasıflarının yazılmamasının ihaleye katılımı etkilediği şikayetleri ile gelerek 3011.2021 tarihli ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı/takip alacaklısı banka vekili cevap dilekçesinde özetle;
Taşınmazın satışına engel bir durumun olmadığı, taşınmazın kıymet takdirine ilişkin itirazların huzurda görülen davada ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, satış ilanında taşınmazın önemli özelliklerinin yer aldığı ve davacının ihalenin feshi davası açmasının hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı/ihale alıcısı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle;
Açılan davanın süresinde olmadığı, davacının tüm iddialarının asılsız olduğu ve yapılan ihalede ve ihale sürecinde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine ve yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararında özetle; öncelikle dava konusu taşınmazın güncel tapu kayıtlarına göre ihale tarihi olan 30.11.2021 tarihinde borçlunun iddia ettiği şerhin tapu kaydında mevcut olmadığının anlaşıldığı, 10.04.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde davacı asile kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği ve yine davacı vekiline 06.10.2021 tarihinde de satış ilanının usulüne uygun tebliğ edildiğinin görüldüğü, dava konusu taşınmaza; 123.000 TL kıymet takdir edildiği ancak taşınmazın 170.300 TL bedelle tespit edilen değerden daha yüksek bir bedelle davalı ihale alıcısına ihale edildiği ve ihaleye fesat karıştırıldığına yönelik bir iddia bulunmadığı, süresi içinde taşınmazın kıymetine yapılan bir itiraz da bulunmadığından diğer ileri sürdüğü iddialar nedeniyle ihalenin feshini istemekte bu taşınmaz yönünden hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle anılan hükmün oluşturulduğu ifade olunmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
1.Bilirkişi raporunda taşınmazın önemli niteliklerinin ve vasıflarının göz ardı edildiğini, aradaki az bir miktar artışla satış yapılmış olmasının müvekkilini zarara uğrattığı, zira arttırmaya sadece 2 şahıs ve bir de firmanın katıldığı,
2.Taşınmaz üzerinde 3083 sayılı Yasanın 13. maddesi şerhi bulunmakta olup, Kanun gereği satılamaz devredilemez mahiyetteki taşınmazın satışının yapılmasının hukuka aykırı olduğu, sulamaya dair işlemlerin tamamlanamaması halinde şerhin 5 sene daha uzatılabileceği yasanın amir hükmü iken buna dair işlemlerin henüz bitirilmeden şerhin kaldırılmış olmasının hukuka aykırı olduğu, zira satış sürecinde alınan bilirkişi raporunda ve kıymet takdirinde bu hususun göz ardı edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; satış ilanın davacı borçlu vekiline e-tebliğ yolu ile 06.10.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, süresi içinde iddia ettiği hususlarla ilgili yapılan bir şikayetin bulunmadığı, … 8. İcra Müdürlüğünün 2019/6610 Talimat sayılı dosyasında, ihaleye konu, taşınmazın muhammen bedelinin 123.000,00 TL (… 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/433 Esas 2021/235 Karar sayılı kıymet takdirine itiraz davasında tespit edilen değer) olduğu, ihale bedelinin ise 170.300 TL olmakla; muhammen bedelin üzerinde satış gerçekleşmiş olduğu dolayısı ile kesinleşen kıymet takdirine göre davacı borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı ifade olunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı/borçlu vekili;
1.Sair dilekçelerini tekrarla bilirkişi raporunda taşınmazın önemli niteliklerinin ve vasıflarının göz ardı edildiğini, aradaki az bir miktar artışla satış yapılmış olmasının müvekkilini zarara uğrattığı,
2.Taşınmaz üzerinde 3083 sayılı Yasanın 13. maddesi şerhi bulunmakta olup, Kanun gereği satılamaz devredilemez mahiyetteki taşınmazın satışının yapılmasının hukuka aykırı olduğu, sulamaya dair işlemlerin tamamlanamaması halinde şerhin 5 sene daha uzatılabileceği yasanın amir hükmü iken buna dair işlemlerin henüz bitirilmeden şerhin kaldırılmış olmasının hukuka aykırı olduğu, zira satış sürecinde alınan bilirkişi raporunda ve kıymet takdirinde bu hususun göz ardı edildiğini belirterek bölge adliye mahkemesinin kararının temyiz incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 134 vd.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında ifade olunan gerekçe ve işbu gerekçede de belirtildiği üzere; şikayete konu ihalede kamu düzenine aykırılığın mevcut olmadığı gibi, anılan taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satışı gerçekleşmiş olduğu dolayısı ile kesinleşen kıymet takdirine göre davacı borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığının da anlaşılması ile mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı/borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.