YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4972
KARAR NO : 2007/9161
KARAR TARİHİ : 25.10.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçluya ait bağımsız bölümün satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde kendilerine pay isabet eden alacaklılardan davalı kooperatife gerçek alacağının üzerinde, ipotek limitinin üst sınırı kadar ödeme yapıldığını, ödemelerin mahsup edilmediğini, satış ve paylaştırma giderleri dışında vekalet ücreti ve harç için ayrıca pay ayrıldığını; davalı … dairesinin usulüne uygun takip yapmadığını, haciz tutarının tapuda gösterilmediğini, haciz tarihinden sonra tahakkuk eden vergilerin de hesaba katıldığını; davalı şirketin kayıtlarında takip konusu alacağın bulunmadığını … sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili sıraya ilişkin şikayetin İcra Mahkemesince incelenmesi gerektiğini, aksi düşünülse bile davanın reddi gerektiğini savunmuş; davalı kooperatif vekili davacı ile yaptıkları protokolün dikkate alınmasını istemiş; davalı şirket vekili ise davacı yanın talebinin anlaşılamadığını ve hacizlerinin ayakta olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olacağı … Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrasının açık hükmü olduğu gibi, …’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinin de doğal bir sonucudur. Nitekim Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 nci maddesine göre mahkeme kararı iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, ihtilaflı konula hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını, red ve üstün tutma sebeplerini, … görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebepleri içermelidir.
Mahkeme kararı gerekçeden yoksun olup, anılan normatif düzenlemelere uygun değildir.
2- Vergi alacaklarının ne suretle takip ve tahsil edileceği 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da açıkça düzenlenmiştir. Davacının vergi dairesine yönelik davası bakımından, sıra cetveline dahil edilen davalı alacağının anılan yasa hükümlerine uygun bir takibi ve haczi bulunup bulunmadığı üzerinde durulmadan karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, vergi dairesi tarafından konulan haczin geçerli olduğunun anlaşılması halinde dahi ancak haciz tutarına, satışa kadar işleyecek faizin eklenmesi suretiyle bulunacak alacak miktarı kadar payın dikkate alınması gerekirken; haciz tarihinden sonra tahakkuk etmiş vergi alacaklarının da haciz kapsamında değerlendirilmesi kabul şekli itibariyle doğru değildir.
3- Muvazaa hukuki sebebine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıdadır. Bu durumda davalı … Tic. Ltd. Şti. ile SS. … Esnaf Kefalet Kooperatifinin alacaklarının varlığını ve miktarını usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekirken bu hususun gözden kaçırılması doğru değildir. Diğer taraftan davadan sonra davalı kooperatifle davacı arasında yapılmış protokolün tarafları bağlayacağı da kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1, 2 ve 3 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.