YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30832
KARAR NO : 2023/12609
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu kararı ile sanık hakkında
A. Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
B. Hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Kararı verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede katılan vekilinin “temyiz isteminin reddine” karar verilmesi yönünden görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, katılanın tanık sıfatıyla dinlenilmediği, bu nedenle eksik inceleme sonucu verilen hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın hastanenin acil bölümünde muayene olmak için sıra beklediği, mağdurun asistan doktor olarak görev yaptığı, sanığın sıra beklememek için bağırarak içeriye girdiği ve kendisine tepki gösteren mağdura hitaben “Ne bağırıyorsun, sen bakmak zorundasın, bırakın da döveyim.” şeklinde üzerine yürüdüğü ve “Ağzına s…rım.” diyerek hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda;
1. Sanık suçlamaları kabul etmemektedir.
2. Olaya dair beyaz kod bildirim formunun düzenlendiği formda katılanın ve olayı gördüğü belirtilen aynı hastanede tıbbi sekreter olarak çalışan tanık …’nin imzasının olduğu tespit edilmiştir.
3. Tanık … soruşturma aşamasında sanığın katılana alenen hakarette bulunduğunu, kovuşturma aşamasında ise şu anda sanığın katılana hakaret edip etmediğini hatırlamadığını, hakaretler etmiş olabileceğini, önceki beyanının geçerli olduğunu beyan etmiştir.
4. Yerel Mahkemece, “Sanığın bu eylemleri hususunda yeterli tanık beyanından başka delil bulunmadığı ve müştekinin şikayetçi olmadığı.” şeklindeki gerekçeyle atılı suçlardan beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.04.2011 tarihli ve 2010/7-228 Esas ve 2011/40 Karar sayılı kararında “1412 sayılı Kanun’un 372 inci maddesi ve buna paralel 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesindeki, “Katılan, vazgeçerse…katılma hükümsüz kalır.” şeklindeki düzenleme ile Ceza Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin istikrarlı uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değildir. Ancak, kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi halinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise hükümsüz kalacaktır.” şeklindeki kararı nazara alındığında; mağdur vekilinin duruşmalara katıldığı, katılma talebinde bulunduğu, bu nedenle Yerel Mahkemece, katılma kararı verilmesinin yasaya uygun olduğu anlaşıldığından Tebliğnameki temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Olayın aynı zamanda tanığı durumunda olan katılan dinlenilmeden ve tanık …’nin beyanlarına neden itibar edilmediği, hangi gerekçeyle sanığın savunmasına itibar edildiği denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hükümler kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendine açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.