YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3242
KARAR NO : 2023/1406
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/254 E., 2015/36 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/254 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii hükmü temyiz ettiğine dair süre tutum dilekçesi sunmuş, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden sonra temyiz nedenlerini bildirir ayrı bir dilekçe vermemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’nın Osmaniye’de bulunan arsasına ilişkin bilgiler ile katılanın kimlik bilgilerini ele geçirdikten sonra, şikâyetçi …’ı arayarak kendisini Astsubay Başçavuş … olarak tanıtıp Osmaniye’de bulunan ve halasının oğlu olduğunu söylediği Emre isimli kişiyle ortak olduğunu belirttiği arsasını acil olarak satmak istediği, işi ve eşinin rahatsızlığı nedeni ile Osmaniye’ye gelemeyeceğini söylediği, şikâyetçi ile Karaman 3 üncü Noterliğinin önünde buluştukları, sanığın askeri üniforma ile geldiği, Noterde işlem yapacakları sırada noterlik görevlisinin sanığın verdiği nüfus cüzdanının sahte olabileceğinden şüphelendiği, bu nedenle işlemin tamamlanamadığı, bunun üzerine sanık ile şikâyetçinin satış işlemlerinin ertesi gün Ankara’da yapılması hususunda anlaştıkları, sanıktan şüphelenen şikâyetçinin bu durumu belli etmeyerek polise haber verdiği, sanığın kolluk görevlileri tarafından Ankara’da Altındağ 1. Noterliği yakınlarında işlemler yapılmadan yakalandığı, yapılan üst aramasında katılan … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ve yine katılan adına tanzim edilmiş 2 adet sahte tapu belgesinin ele geçirildiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları ikrar etmiş, suça konu belgeleri kendisine … ve … isimli kişilerin temin ettiğini, bu kişilerin yönlendirmesi ile eylemleri gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Soruşturma aşamasında haklarında ayırma kararı verilen … v… ile ilgili olarak UYAP üzerinden yapılan incelemede; Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2016/167 Esas, 2022/441 Karar sayılı kararı ile beraat hükümleri kurulduğu ve bu hükümlerin istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Suça konu belgeler, Adli Emanetin 2014/6827 sırasında muhafaza altına alınmış; 04.04.2014 ve 19.12.2014 tarihli bilirkişi raporları ile belgelerin tamamının sahte olup, aldatma yeteneklerinin bulunduğu belirlenmiştir.
4. Katılan … beyanlarında; suç tarihinden önce arsasını İnternet üzerinden satışa çıkarttığını ve müşteri olarak arayan kişiye arsaya dair bilgileri gönderdiğini, şikâyetçi …’ın kendisini araması üzerine olaydan haberdar olduğunu beyan ederek sanıktan şikayetçi olmuş ve katılma talebinde bulunmuştur. Şikâyetçi … ise, olayın iddianamede anlatıldığını şekilde gerçekleştiğini bildirmiş, kovuşturma aşamasında şikâyetçiye ulaşılamadığı için yeniden beyanının alınması mümkün olmamıştır.
5. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/254 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel işaret ve kıyafetleri usûlsüz olarak kullanma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararlara yönelik sanık müdafiinin itirazı üzerine merci Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2015/382 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan ise temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Gerekçeli karar başlığında 23.05.2014 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, 22.05.2014 olarak mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/254 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.