YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6711
KARAR NO : 2007/799
KARAR TARİHİ : 02.02.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kartı sözleşmesine dayalı alacaklarının tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, davacı banka ile akit borçlusu … arasında düzenlenen sözleşmeye garantör olarak kefil olduğunu ancak henüz kredi kullandırılmadan ve borç doğmadan alacaklı bankaya keşide ettiği ve tebliğ edilen ihtarname ile akit borçlusunun kefaletinden çekildiğini bildirdiğini, bankanın bunu dikkate almadan işlem yaptığını, bu nedenle kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini, riskin bankaya ait olduğunu, haksız ve kötüniyetle aleyhinde takip yapıldığını savunarak davanın reddi ile lehine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının keşide etmiş olduğu kefaletten çekildiğini içeren 3.9.1999 tarihli ihtarnamenin 10.9.1999 tarihinde davacı bankaya tebliğ edildiği ve buna karşılık bankanın kredi kartı verdiği ve davalının kefil olduğu akit borçlusunun kredi harcamalarını 8.10.1999 tarihinden itibaren yapmaya başlayarak takip konusu alacağın davalının kefaletten çekilme kararının davacı bankaya tebliğinden sonraki tarihlerde doğduğu ve bu nedenle davalının davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığı, davacı bankanın çekilmeyi bildiği halde takipte haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesi ile davanın reddine ve davalı yararına tazminata hükmolunmuş, karar davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı … arasında düzenlenen Bireysel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesine davalının “garanti veren” olarak imza koyduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Her ne kadar sözleşmede davalının imzasının yanında “garanti veren” yazılı ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4.7.2001 tarih ve E. 2001/19-534 K. 2001/583 Sayılı kararı gereğince davalının müteselsil kefil olduğunun kabulü gerekir. Müteselsil kefillerin belli olmayan süre ile yapılan kredi sözleşmelerindeki sorumluluğu BK.’nun 494., maddesindeki ve sözleşmede kararlaştırılan özel koşulların gerçekleşmesi ile sona erer. Davacı banka ile kredi borçlusu arasındaki kredi ilişkisinin henüz tamamen sona ermediği hallerde sözleşmede belirtilen limitle sınırlı olmak kaydıyla borca kefalet etmiş kefil, bu sözleşmeden doğan borçtan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur.
Kefil davalı … hesabın kat tarihinden önce davacı bankaya ihtarname göndererek kredi sözleşmesindeki kefaletinden vazgeçtiğini bildirmiş ise de bu bildirim tek başına davalının sorumluluğunu sona erdirmez. Mahkemece aksi düşüncelerle davalının kefaletinin sona erdiğinin kabulünde isabet görülmemiştir (Bakınız Dr. Adnan Deynekli- Sedat Kısa itirazın iptali Davaları Ank. 2005-s-1002-547 nolu içtihat)
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı banka yararına BOZULMASINA, 2.2 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.