Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4614 E. 2008/11705 K. 28.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4614
KARAR NO : 2008/11705
KARAR TARİHİ : 28.11.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 19/02/2008
Nosu : 2007/427-2008/72

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkilinin muhtelif tarihlerde mal aldığını ve aldığı mallara karşılık 10.04.2003 tarihinde 20.05.2003 vadeli müşteri senedini ciro ederek verdiğini, keşidecinin senedi ödeyemeyeceğini belirterek vade farkı da ekleyerek 22.500.00 YTL’lik 06.06.2003 vadeli yeni bir bono verdiğini, bu bononun tahsili için dava dışı keşidecinin işyerine gidildiğinde davalı ile aralarında ihtilaf olduğunu belirterek senedi alıp yırttığını, müvekkilinin sattığı malın bedelini tahsil edemediğini, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalıya olan borcunu 10.04.2003 tarihli tahsilat makbuzu ile ödediğini, müvekkili ciro edip davacıya verdiği senedi davacının keşideci ile anlaşıp müvekkilini aradan çıkartarak yeni bir bono aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının satım bedeli karşılığı davalının ciro ettiği bonoyu aldığını,alınan bononun davacının kendi iradesi ile dava dışı bono keşidecisine verilerek vade farkı da eklenerek yeni bir bono alındığını ve ilk bononun hükümsüz hale geldiğini, bu aşamada bu davanın tarafları arasındaki temel ilişkiden doğan borcun sona erdiğinin kabulü gerektiğini, davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

../..
-sayfa2-

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, 28.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.