Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/10133 E. 2023/2350 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10133
KARAR NO : 2023/2350
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik, tefecilik
HÜKÜMLER : Sanıklardan … ve … hakkında tefecilik, …, …, …, … ve … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ile … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan beraat, …, … ve … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan birer kez, nitelikli dolandırıcılık suçundan ikişer kez, … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan bir kez mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklardan …, …, …, …, …, …, … ve …’a yüklenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan Hazine ve … A.Ş’nin, …, …, … ve …’a yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan Hazine ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün, ayrıca 10/05/2011 tarihli iddianamede “b” bendinde belirtilen olay dışında … A.Ş’nin, sanıklar … ve …’ye yüklenen tefecilik suçundan … A.Ş. ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün, sanık …’a yüklenen özel belgede sahtecilik suçundan Hazine ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün doğrudan zarar görmelerinin söz konusu olmadığı, bu nedenle anılan suçlardan verilen hükümleri temyiz etme haklarının bulunmadığı anlaşıldığından vekillerinin temyiz istemleri ile sanık … hakkında tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına göre yasal koşulları bulunmadığından müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı reddine, başvurularının kapsamına göre incelemenin, katılan … vekilinin, sanıklar … ve … hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükümlerine, katılan … vekilinin, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan sanıklardan …, … ve … haklarında kurulan mahkumiyet ile …, …, …, … ve … haklarında kurulan beraat hükümlerine, sanık …’ın kendisi hakkında, müdafiilerinin sanıklar …, … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine, vekilinin katılan …Ş’ye yönelik eylemler nedeniyle hüküm fıkrasının 9 numaralı bendinde nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan …, … ve … haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet ile …, …, … ve … haklarında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … hakkında hüküm fıkrasının 11 no.lu paragrafında TCK’nın 204/2. maddesinin uygulanması ile bulunan 4 yıl hapis cezasının aynı Kanun’un 43. maddesine göre 1/4 oranında artırımı sonrasında hesap hatası yapılarak 4 yıl hapis cezası belirlenmesi sonuç cezanın doğru tayin edilmesi nedeniyle sonuca etkili bulunmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar … ve … haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri bakımından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan koşullarının oluşmaması nedeniyle sanıklar … ve … haklarında TCK’nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan …Ş. vekili ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 8 no.lu bendi ile 9 no.lu bendinin son paragrafında yer alan TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan bu hükümlerin DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan mahkumiyet ve beraat hükümleri eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar … ile … A.Ş. vekilleri, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’ın temyiz itirazlarının reddiyle diğer hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA,
Sanıklardan … ve … haklarında tefecilik, … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan … ve …’ye isnat edilen tefecilik suçunun suç tarihlerine göre lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nın 241/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu ve zamanaşımını kesen son işlem olan 23/08/2011 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği, sanık …’ın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun ise TCK’nın 207/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 04/07/2013 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen beraat ile nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Sanık …’ün hükümden sonra 29/12/2021 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, katılan … vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA 08/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.