Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/225 E. 2023/1646 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/225
KARAR NO : 2023/1646
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/403 E., 2019/20 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanığın 10/01/2019 tarihli hakkında 08/01/2019 tarihli celsede ceza verildiğini ve dosya numarasını bilmediğinden karara karşı hiç bir işlem yapamadığını, gerekçeli kararın ailesine değil kendisine tebliğ edilmesini talebini içeren dilekçesinin temyiz talebi niteliğinde olduğu belirlenip, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz

edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2013 tarihli ve 2011/603 Esas, 2013/1043 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2013 tarihli ve 2011/603 Esas, 2013/1043 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.02.2018 tarihli ve 2017/4784 Esas, 2018/1215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte olarak oluşturulmuş ilaç kullanım raporunu ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, iddianamede sanığın yakalandığında ismini Şaban Top olarak tanıtması eylemiyle ilgili ayırma kararı verilerek ayrı soruşturma yürütüldüğünün belirtildiği, ancak yalan beyanda bulunma suçu ile ilgili bir iddianın bulunmadığı gözetilmeden; resmi belgede sahtecilik suçu yerine, iddianamede gösterilip nitelendirilen fiilin dışına çıkılarak, dava açılmayan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/403 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca ve kazanılmış hakları korunarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Suşehri Devlet Hastanesi acil servis polikliniğine Ali Uzun adına Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimliği tarafından tanzim edilmiş görünen tamamen sahte olarak

oluşturulmuş ilaç kullanım raporunu ibraz ettiği bu suretle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği
iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
3. Sanık, suçunu ikrar etmiştir.
4. Soruşturma aşamasında Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimliğine suça konu ilaç kullanım raporu aslının ya da onaylı örneğinin gönderilmesi amacıyla müzekkere yazılmış, gelen cevabı yazıda, bahse konu raporun hastane formatına uygun olmadığı, raporu düzenleyen doktorun rapor tarihi itibariyle hastanede çalışmadığı, ayrıca Ali Uzun adına hastaneye başvuru olmadığının bildirildiği görülmüştür.
5. Mahkeme tarafından adli emanette kayıtlı ilaç kullanım raporu getirtilmiş ve fotokopi olduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı, suça konu edilen ve adli emanete alınan raporun fotokopi olması ve dosya içerisinden belge aslının ya da onaylı örneğinin temin edilemediğinin anlaşılması karşısında; yasal unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması,
2. 03.04.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 05.02.2011 olarak yazılması nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2018/403 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.