YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9453
KARAR NO : 2023/2318
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilama aykırılık iddiası nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile asıl alacağa işletilen faiz miktarının 6.427.488,80 USD olduğunun tespitine, takibin 101.379.739,07 TL üzerinden devamına fazla miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6.209.760,01 USD yi aşan işlemiş faiz alacağının iptaline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu ve davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde, ilamlı icra takibinde USD alacağına takip tarihine kadar işletilen faiz miktarının fahiş ve hatalı olduğunu, hatalı kur üzerinden TL’ye çevrildiğini, takip tarihine kadar işletilen %6,20 faiz oranının Devlet bankalarının USD cinsinden dövize fiilen uyguladıkları bir yılık mevduata ilişkin en yüksek faiz oranının çok üzerinde olduğunu, kademeli faiz uygulanmadığını, ayrıca takip tarihinden sonraki dönem için talep edilen %6,20 faiz oranının çok yüksek olduğunu, tahsiline hükmedilen 10.113.390,02 ABD Doları ve faizi olarak hesaplanan 6.613.976,99 ABD Doları toplamı olan 16.727.367,01 ABD dolarının 22.05.2019 tarihli efektif satış kuru olan 6,0963 TL karşılığında Türk Lirasına çevrildiğini, ancak ödeme emrinin düzenlenme tarihi 27.05.2019 günü kurun 6,0660; bir önceki iş günü olan 24.05.2019 günü kurun ise 6,0857 TL olduğunu, ödeme emrine hatalı şekilde esas alınan kur daha yüksek olup esas alınması gereken kurların ise daha düşük olduğunu, bu sebeple ABD Doları alacağının daha yüksek TL/Dolar kuru üzerinden hatalı şekilde TL’ye çevrildiğini belirterek fazla ve usulsüz talep yönünden icra takibinin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde, takip dayanağı ilamın bozmadan önceki haliyle (ki bozmadan sonrada aynı alacağın tahsili şeklinde hüküm kurulduğunu) başlatılan icra takibine karşı aynı şikayet sebeplerini ileri sürerek Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/97 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 16.06.2015 tarih 2015/513 K.sayılı ilamı ile hüküm altına alınan 10.113.390,02 USD alacağın 10.08.2005 tarihinden 27.01.2014 tarihine kadar olan işlemiş faiz miktarının 4.356.432,80 USD olduğuna karar verildiğini, verilen kararın tarafların temyizi üzerine Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, bozmadan sonraki ilamda ise bozma öncesi aynı alacak miktarlarına ve faiz başlangıç tarihine hükmedildiğini, ilamın hüküm bölümünde değişiklik olmadığını, bu dönemler için bu davada yeniden inceleme yapılamayacağını, bu kısımların kesinleştiğini, 27.01.2014-23.05.2019 tarihleri arasında da aynı usulle hesaplama yapılması sonucunda talep edilen miktarın haklılığının ortaya çıkacağını, bu dönemler için geçerli olan faiz oranlarının tespiti için 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesine uygun şekilde …, Halk Bankası ve Vakıflar Bankasına müzekkere yazılması gerektiğini, icra emri düzenlenmesi yönündeki talebin 23.05.2019 tarihli olduğunu, TCMB kur oranlarının 15:30’dan sonra açıklanması nedeniyle takip talebinde 22.05.2019 tarihli kurun esas alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, faiz miktar ve oranının yüksek olduğu iddiasına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılarak faize ilişkin miktarın belirlendiği, şikayetçi tarafın iddiaları yönünden dayanak mahkeme kararı, talep edilen alacağın cinsi, temerrüt dönemleri esas alınmak kaydıyla bilirkişi tarafından düzenlenen 09.10.2019 tarihli raporda, takibe konu ilamın taraflar arasında Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/97 E. sayılı dosyasında da şikayete konu edilip verilen karar temyizen kesinleştiğinden bu miktar yönünden tekrar değerlendirme yapılmaksızın diğer temerrütte kalınan dönemler itibariyle işlemiş faiz hesabı yapılarak, netice itibariyle toplamda 186.488,19 USD fazladan işlemiş faiz talebinde bulunulduğunun bildirildiği, bilirkişi raporuna ilişkin tarafların itirazı üzerine aldırılan 20.01.2020 tarihli ek raporda “asıl raporda 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/97 E. sayılı dosyasında da şikayete konu edilip verilen kararın temyizen kesinleşmesi nedeniyle bu dönem için yeniden hesaplama yapılmadığı, ancak davacı tarafın bu dönem için de yeniden hesaplama yapılması gerektiğine dair itirazı esas alınmak kaydıyla 10.08.2015 ile 23.05.2019 tarihleri arasında 9. İcra Mahkemesi kararının taraflar arasında kesin hüküm olmadığının değerlendirilmesi durumunda tüm süreye ilişkin yapılan hesaplama neticesinde, toplam 404.216,98 USD faiz alacağı yönünden fazla talepte bulunulduğunun” belirtildiği, taraflar arasında bu kararın kesin hüküm oluşturduğu, şikayetçi tarafça dayanak mahkeme kararında USD alacağı için talep edilen faiz alacak ve oranı yönünden fazla talepte bulunulduğu iddiasıyla şikayet talebinde bulunulduğu, bu hususa ilişkin şikayetçi tarafça daha önce Ankara 9. İcra Mahkemesi’nin 2014/97 E. sayılı dosyasında verilen kararın tarafları, konusunun aynı olması nedeniyle bağlayacağı, bu nedenle bilirkişi asıl raporundaki kabul ve hesaplanan miktarların esas alındığı yönündeki gerekçe ile “Şikayetin kabulü ile, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2014/2056 Esas sayılı dosyasında a)10.113.390,02 USD alacağına işletilen faiz miktarının 6.427.488,80 USD olduğunun tespitine, b)Faiz alacağı yönünden fazla talep edilen 186.488,19 USD’nin iptaline, c)10.113.390,02 USD asıl alacak ve 6.427.488,80 USD’nin toplam olan 16.540.878,82 USD’nin (Türk Lirası karşılığı 6.0963 TL) 100.838.159,55 TL ve diğer alacaklarla birlikte toplam alacağın 101.379.739,07 TL olduğunun tespiti ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla miktar yönünden takibin iptaline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekilince, mahkemece 186.488,19 ABD Doları tutarındaki işlemiş faizin iptaline karar verildiğini, ek raporda işlemiş faiz olarak 404.216,98 ABD Doları fazla talep ettiğinin tespit edildiğini, mahkemece 10.08.2005 – 27.01.2014 dönemler için Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/97 E. 2015/513 K. sayılı kararı uyarınca 4.356.432,80 ABD Doları olarak kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle bilirkişinin bu dönemin faizi hesabını dikkate almadığını, ancak söz konusu Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/97 E -2015/513 K sayılı kararının Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/238 E.-2013/482 K. sayılı ilamının icrası işlemine karşı yapılan şikayete ilişkin olduğunu, eldeki şikayetin ise Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/864 E.-2019/311 K. sayılı kararının icrası işlemine ilişkin olduğunu, bu mahkeme kararı uyarınca hazırlanan icra emrinin bir önceki karar ve işlemden farklı olduğunu, bu nedenlerle 10.08.2005 – 27.01.2014 tarihleri arasındaki dönem faizinin fazla olduğuna dair bilirkişi ek raporundaki tespitin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması fazla ve usulsüz talepler yönünden icra takibinin/icra emrinin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı ilk ilama göre hazırlanan icra emrindeki işlemiş faize ilişkin Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesince verilen kararın Yargıtay denetiminden geçtiği, ancak kararda esas alınan takip dayanağı ilamın bozulduğu, bozma sonrası yeniden verilen kararın 2017/864 E – 2019/311 K. sayılı ilam olduğu, şikayet konusu icra emrinin de bu son ilama göre düzenlendiği, bu nedenle 10.08.2005 – 27.01.2014 dönemi için söz konusu mahkeme kararının kesin hüküm oluşturmayacağı, diğer yandan bu dönem için faize itirazın incelendiği Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/97 E- 2014/150 K. sayılı kararına esas alınan bilirkişi raporunda ilama uygun olamayacak şekilde TCMB’nın derlediği oranların esas alındığı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterdiğinden bu oranların da faiz hesabında esas alınamayacağı, 20.01.2020 tarihli ek bilirkişi raporundaki 10.08.2005-23.05.2019 tarihine kadar birer yıllık devreler halinde kamu bankalarından sorulan faiz oranlarının mukayesesi ile elde ettiği oranların uygunlanması sonucunda toplam talep edilebilecek faiz miktarının 6.209.760,01 USD ve fazladan talep edilen faiz miktarının 404.216.98USD olduğunun tespiti yönündeki hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu ve bu rapor kapsamında 404.216.98 USD işlemiş faiz miktarının iptaline karar verilmesi gerektiğinden mahkemece şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde sonuca gidilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesi ile şikayetçi borçlu vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulüne ,takip dosyasında düzenlenen 27.05.2019 tarihli icra emrinde 10.113.390,02 USD asıl alacak için talep edilebilecek işlemiş faiz miktarının 6.209.760,01 USD olduğu anlaşıldığından bu miktarı aşan işlemiş faiz alacağının iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekilince, istinaf dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla şikayetin kısmen kabulü değil kabulüne karar verilmesi talebi ile kararın bozulması talep edilmiştir.
Davalılar vekilince, şikayetçinin gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde sunulmadığı iddiası ve cevap dilekçesi içeriğindeki iddialarını tekrarla kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ilamlı takipte ilama aykırılık iddiasına dayalı şikayet başvurusuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’ nın 16, 41 ve diğer hükümleri.
3.Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.