YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5152
KARAR NO : 2006/11478
KARAR TARİHİ : 01.12.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iade- tenzil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 2003 model … Benz ML 270 CDI markalı otomobili 25.03.2003 tarihinde davalı … A.Ş.’ den satın aldığını ancak imalat hatası bulunan ve gizli ayıplı araçta alındıktan bir hafta sonra arızalar baş gösterdiğini, arızaların yetkili servis tarafından giderilemediğini, aracın 2 yıl garantili olup, … süresi içinde aracın sık sık arızalanması sonucu müvekkilinin araçtan sürekli olarak yararlanamaz duruma geldiğini iddia ederek aracın ayıpsız olanı ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde semenin indirilmesini ve şimdilik 30.000.000.000 TL ‘ nin fatura- satış tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle iadesi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Benz … A.Ş. vekili cevabında, davacının muayene ve ihbar mükellefiyetini süresi içinde ifa etmediği, kanunun kendisine yüklediği hususları yerine getirmediği, aracı bu haliyle kabul ettiğinden bu konudaki tüm dava ve talep haklarının düştüğünü, sözkonusu aracın her servis girişinden sonra sorunsuz teslim edildiğini, araçta bir takım arızaların varlığı tespit edilse dahi aracın bu şekilde 16 aydır kullanarak kabul eden davacı lehine ancak bu sebeplerle araçta bir kıymet düşüşü varsa ona hükmedebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … A.Ş. vekili cevabında, diğer davalı şirketin savunmalarına benzer ifadelerle davanın zamanaşımı, ihbar mükellefiyetine uyulmaması ve esastan reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre aracın dava tarihine kadarki 16 aylık süre içerisinde çeşitli arızalar nedeniyle 14 kez servise gitmek zorunda kaldığı, satım konusu malın gizli ayıplı olduğu, davacının ilk ihbarının 01.05.2003 tarihinde davalı … A.Ş. ‘ ne ait servise vuku bulmuş olup, aracın satım tarihi ve … süresinin 2 yıl olarak belirlenmiş bulunması nazara alındığında araçta sonradan ortaya çıkan
ayıplara ilişkin ihbarın B.K. ‘nun 207 ve TTK’ nun 25. maddelerinde belirtilen sürelerde … sürüldüğü, Mart 2003′ tarihinde trafiğe çıkan vasıtanın ” … yapmamış ” aynısının bulunmasının mümkün olmadığı, bu bakımdan davacının değiştirme isteminin bir an için kabul edilmesi halinde dahi infazının HUMK’ nun 388 maddesi uyarınca olası olmadığını, davacının terditli istemi nazara alınarak semenden tenzili gereken tutarın 27.973.440.002 TL olduğunun bilirkişice hesaplandığı ve bu miktarın makul bulunduğu, BK 101 ve devamı maddeleri uyarınca davalıların davadan önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının talebi öncelikle ayıplı aracın ayıpsız yeni bir araç ile değiştirilmesine yöneliktir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen oluşa ve dosya içeriğine uygun raporda da aracın ayıplı olduğu ve yenisi ile değiştirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, B.K. ‘ nun 202 ve İİK’ nun 24/4 maddeleri gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken İİK.’nin 24/4 maddesi hükmü gözden kaçırılarak somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalıların temyiz itirazlarının reddi ile (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 01.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.