Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/33768 E. 2023/12631 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33768
KARAR NO : 2023/12631
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 500 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
A. Tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

B. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Temyizi Yönünden
Kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
Dosya kapsamında, sanığın cezai ehliyeti yönünden birbiriyle çelişkili iki rapor olduğu ve bu çelişki giderilmeden karar verildiği, duruşmaya katılma hususunda mazeret bildirildiği ancak mazeret konusunda bir karar verilmediği gibi müdafii olmadan sanık dinlenilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü üroloji uzmanı olarak görev yapan katılan …’ya muayene olduğu, sonuçları göstermek için polikliğine gittiğinde hastanede tıbbi sekreter olarak görev yapan katılan …’e doktorun nerede olduğunu sorduğu, ameliyatta olduğunun bildirilmesi üzerine katılan …’e “Doktor niye yerinde durmuyor, it iti korur.” biçiminde sözler söylediği, ertesi gün sanığın yeniden tahlil sonuçlarını göstermeye gittiği, katılanın sanığa neden tıbbi sekreterine yönelik hakaret içeren sözler söylediğini sorması üzerine “Ben seni buradan sürdüreceğim, seni süründüreceğim, ben sana ne yapacağımı biliyorum.” biçiminde sair tehdit içerikli sözler söylediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında soruşturma aşamasında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce, tek hekim imzasıyla düzenlenen 13.05.2015 tarihli raporda sanığın cezai ehliyetinin olmadığı ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrasının tatbikinin uygun olduğu belirtilmiş, kovuşturma aşamasında Yerel Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurumunca 05.06.2015 tarihinde düzenlenen heyet raporunda ise sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun bildirildiği ve Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurumunca düzenlenen rapora üstünlük tanındığı bu nedenle sanık müdafiince dosyada çelişkili iki rapor olduğu ve çelişki giderilmeden karar verilmesine ve sair temyiz sebeplerine dair,
Yerel Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır,
Ancak;
1. Sanık müdafiinin dosyaya sunduğu 18.10.2015 tarihli mazeret dilekçesinde duruşma günü olan 10.11.2015 tarihinde sağlık sorunları nedeniyle katılamayacağını beyanla iş göremezlik belgesi sunarak sağlık mazereti bildirmesi üzerine mahkemece anılan mazeretle ilgili değerlendirme yapılarak kabulü veya reddi yönünde karar verildikten sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu hususta herhangi bir karar verilmeksizin aynı celse mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanığın hakaret eyleminin poliklinik odasında gerçekleştiğinin kabul edildiği, katılan …’in soruşturma beyanında hakaret eyleminin poliklinik odasının önünde bulunan bankonun önünde gerçekleştiği şeklindeki anlatımı karşısında, hakaret eyleminin nerede gerçekleştiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği,
3. Hakaret eyleminin alenen işlenmediğine karar verilmesi durumunda, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde (1, 2, 3 numaralı kısımlarda) açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.