YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4345
KARAR NO : 2023/2007
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında Gediz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.09.2013 tarihli iddianamesi ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
B. Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarih ve 2018/10152 Esas, 2019/14403 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün ”sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmeyerek bir süre aynı evde ikamet ettiği ve olay tarihinde yengesi olan katılanın bilgi ve rızası dahilinde kredi kartını kullandığına ve kullandıktan sonra da katılana ulaşamadığından katılanın abisi olan …’ı arayıp kredi kartının kendisinde olduğunu bildirdiğine dair savunması, dosya içerisinde katılanın 02.08.2013 tarihli dilekçesi ekinde sunulan hesap ekstrelerinde harcamaların yapıldığı belirtilen 07.06.2013-08.07.2013 tarihleri arasında 27.06.2013 tarihinde kredi kartına 1000 TL tutarın yatırılması karşısında, katılana ait kredi kartının sanığın kullandığı belirtilen 08.07.2013 tarihinden önceki ve sonraki en az 2 aylık hesap ekstresinin getirtilerek incelenmesi, sanığın gerçekleştirdiği alışveriş miktar ve bedelinin açık ve net şekilde belirlenmesi, katılanın kardeşi …’ın tanık olarak dinlenilmesi ve hesap ekstresinde görülen 27.06.2013 tarihinde 1000 TL tutarın kredi kartına kim tarafından yatırıldığının ayrıntılı olarak araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı” olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli kararı ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi;
1. Kredi kartını katılanın bilgisi ve rızası dahilinde kullandığına, katılanın zararını karşıladığına,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın, abisinin eski eşi olan katılanın kredi kartını katılanın bilgisi ve rızası dışında değişik tarihlerde ve değişik işyerlerinde kullanarak yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılan ilk şikayetinde; sanığın, boşanma aşamasında olduğu eşinin kardeşi olduğunu, sanık ile aynı evde yaşadıklarını, İNG Bankasından verilme kredi kartını evde halının altına koyduğunu, cep telefonuna kredi kartının borcu olduğuna dair mesaj geldiğini, kredi kartından alışveriş yapıldığını, sanıktan şüphelendiğini belirtmiştir. Katılan 27.08.2013 tarihli savcılık beyanında ise; sanığa kredi kartını kullanabileceğini söylemediğini, ayrıca sanığın kredi kartı borcunu ödeyeceğini söylemesine rağmen halen ödemediğini belirtmiştir.
3. Sanık savunmasında; katılanın abisinin eşi olduğunu, katılanın kredi kartını katılanın bilgisi dahilinde kullandığını, maddi durumu kötü olduğu için katılan gittikten sonra da kredi kartını kullandığını, kredi kartını katılanın abisine iade ettiğini, süre verilmesi halinde borcu ödeyebileceğini atılı suçlamayı bu haliyle kabul ettiğini beyan etmiştir.
4. Sanık bozma ilamı doğrultusunda alınan savunmasında ise; kredi kartı borcunun kendi payına düşen kısmı olan 1.000,00 TL’sini katılana ödediğini beyan etmiştir.
5. Bozma ilamı doğrultusunda tanık sıfatı ile dinlenen katılanın abisi …; kredi kartı borcuna ilişkin bildirim geldikten sonra 5 adet yarım altını bozdurarak borcu ödediklerini beyan etmiştir.
6. Bozma ilamı doğrultusunda İNG Bankasına yazılan müzekkereye verilen cevapta; kredi kartının ekstresinde gözüken 27.06.2013 tarihli 1.000,00 TL tutarındaki ödemenin katılanın ek hesabından kullanım yapılarak yapıldığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın 1 no.lu Temyiz Sebebi Yönünden
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın abisinin eski eşi olan katılanın kredi kartını katılanın bilgisi ve rızası dışında değişik tarihlerde ve farklı işyerlerinde kullanarak yarar sağladığının, sanığın katılanın beraber kaldıkları evden ayrıldıktan sonra da katılanın kredi kartını kullanmaya devam ettiği şeklindeki tevil yollu ikrarı ve 27.06.2013 tarihli 1.000,00 TL tutarındaki ödemenin katılanın ek hesabından kullanım yapılarak yapılması karşısında sanığın katılanın zararını gidermediğinin sabit olması karşısında; sanığın 1 nolu temyiz sebebi yerinde görülmeyerek sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmıştır.
B. Sanığın 2 no.lu Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Tebliğname Yönünden
Adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun’la değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz aşamasında res’en uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceği” hususuna ilişkin ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarih ve 2019/668 Esas, 2022/318 Karar sayılı kararında sanığın temyiz sebepleri ve re’sen gözetilen sebepler yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.