Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/6222 E. 2006/11924 K. 11.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6222
KARAR NO : 2006/11924
KARAR TARİHİ : 11.12.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilen çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çekin müvekkilince dava dışı …’e hatır çeki olarak verildiğini, çekin bedelsiz olduğunu, adı geçenin müvekkiline zarar vermek için çeki ciroladığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu çekin 30.12.2000 keşide tarihli olup, 08.01.2001’de bankaya ibraz edildiği, takibin ise 10.11.2003’te yapıldığı, takip tarihi itibariyle 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının çekin keşidecisi olduğundan yanlar arasında ticari ilişki bulunamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine ve davacının % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çek, zamanaşımına uğradığından kambiyo hukukuna dayalı haklar yitirilmiştir. Bu gibi durumlarda taraflar arasında temel ilişki varsa zamanaşımına uğramış olan çek yazılı delil başlangıcı niteliğinde görüldüğünden alacaklının alacağını her türlü delille kanıtlama olanağı bulunmaktadır. Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise, uyuşmazlığın TTK.nun 644. maddesi hükmü çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
Somut olayda taraflar arasında temel ilişki bulunduğuna dair dava dilekçesinde herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. HUMK.nun 76. maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmesi hakime ait bir görevdir. Davacı çeki ciro yoluyla eline geçirmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın TTK.nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre davalı keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Başka bir anlatımla ispat külfeti davalı taraftadır. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.