Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1667 E. 2023/2009 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1667
KARAR NO : 2023/2009
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.01.2016 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz isteği ;
Herhangi bir nedene dayanmamaktadır.
B. Sanığın temyiz istekleri;
1. Suç kastının bulunmadığına ve atılı suçu işlemediğine,
2. Müştekilerin şikayetlerinden vazgeçmelerine rağmen mahkumiyet kararı verilmemesi gerektiğine,
3. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın aynı ceza infaz kurumunda birlikte kaldığı şikayetçilerin uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi üzerine şikayetçiler hakkında başlatılan soruşturmada uyuşturucu madde kullanmadıklarının adli raporla tespit edilmesi üzerine iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık … soruşturma aşamasında müşteki sıfatı ile alınan beyanında; şikayetçiler … ve …’ın kendisinin eşyalarını ve parasını zorla aldıklarını, kendisini tehdit ettiklerini, şikayetçi …’in …’den esrar alacağını kendisine söylediğini, şikayetçi …’in koğuşlarına gelerek şikayetçi …’e görmediği bir şey verdiğini, şikayetçi …’in koğuşun tuvaletinde esrar kullandığını, hatta koğuşta bulunan Y. ve …G isimli kişilere şikayet etmemeleri için esrar içirdiğini, şikayetçi …’ın esrar içtiğini veya aldığını görmediğini, içtikleri maddenin esrar olduğunu hal ve tavırlarından anladığını, kendisine de esrar içmesi için teklifte bulunduklarını, şikayetçiler … ve …’ın kendi aralarında konuştukları sırada kokain kullandıklarını söylediklerini, kendisini tehdit eden şikayetçiler … ve …’dan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
3. Müşteki … şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde; sanığın iddialarını kabul etmediğini, sanığa zorla kantinden alışveriş yaptırmadığını, şikayetçi …’den esrar almadığını belirtmiştir.
4. Müşteki … şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde; sanığa zorla alışveriş yaptırmadığını, şikayetçi …’in koğuşa esrar getirdiğini ve koğuşta esrar kullanıldığını görmediğini belirtmiştir.
5. Müşteki … şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde; şikayetçiler … ve …’ın sanığa zorla alışveriş yaptırdığını görmediğini, sanığın belirttiği tarihlerde koğuşta olmadığına, atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir.
6. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin 26.08.2015 tarih 2532 sayılı raporunda; müştekiler …, …’in kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu maddenin bulunmadığı, …’ın kan örneğinde Gabapetin isimli bir etken maddenin bulunduğu, idrar örneğinde uyuşturucu maddenin bulunmadığı, müştekilerin kıl örneklerinin yetersiz olması nedeni ile analiz yapılamadığı belirtilmiştir.
7. Müştekiler …, …, … hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan “mahkeme kararı ile şüphelilerden alınan kan örnekleri üzerinde uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıklarına dair yapılan incelemede; uyuşturucu, uyarıcı madde kullanmadıklarının tespit edildiği ….” gerekçesi ile Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.01.2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
8. Müştekiler kovuşturma aşamasında sanık hakkında şikayetçi olmadıklarını belirtmişlerdir.
9. Sanık … kovuşturma aşamasındaki savunmasında; şikayetçi …’in kendisini tehdit ettiğini, zorla eşyalarını aldığını, …’in koğuşun tuvaletinde esrar kullandığı, …’in ….’ya ve ismini hatırlamadığını birkaç kişiye zorla esrar içirdiğini gördüğünü, müştekilerin ne zaman uyuşturucu madde kullandığını hatırlamadığını, aradan 3-4 ay geçtikten sonra şikayette bulunduğunu belirtmiştir.

IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
A. Sanık …’nün (1) no.lu Temyiz Sebebi Yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık …’nün şikayetçi sıfatı ile alınan ifadesinde müşteki …’e müşteki …’in esrar getirdiğini, müşteki …’in koğuşun tuvaletinde esrar maddesini kullandığını, şikayetçiler …’in ve …’ın kendi aralarında konuşurken kokain kullandıklarını söylediklerini beyan etmesi üzerine müştekiler …, … ve … hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan başlatılan soruşturmada alınan adli raporda müştekilerin kan ve idrar örneklerinde esrar ve kokain maddesinin bulunmadığının tespit edilmiş olması ve müştekiler … ve …’ın esrar ve kokain maddelerini kullanmadıklarının anlaşılması karşısında sanık …’nün iftira suçunu işlediği sabit olduğundan, sanık …’nün (1) no.lu temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık …’nün (2) nolu Temyiz Sebebi Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un Adliye Karşı Suçlar bölümünde düzenlenen iftira suçunun takibinin şikayete tabi olmaması nedeni ile sanık …’nün şikayetçilerin kovuşturma aşamasında şikayetlerinden vazgeçmelerine rağmen mahkumiyet kararı verilmemesi gerektiğine dair (2) nolu temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği ve Sanık …’nün (3) nolu Temyiz Sebebi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz isteği ve sanığın (3) nolu temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
Ancak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası üzerinden belirlenen temel cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası gereğince yarı oranda arttırım yapıldığının belirtilmesi gerekirken sehven ”indirim” yapıldığı ibaresine yer verilmesi isabetsiz ise de bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüş ve bunun dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2016/93 Esas, 2016/462 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan ikinci paragrafa bulunan ”1/2 oranında indirim yapılarak” ibaresinin çıkartılarak yerine ”1/2 oranında arttırım yapılarak” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.