YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11386
KARAR NO : 2007/4126
KARAR TARİHİ : 26.04.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili şirket adına şirket yetkilisi olan diğer davacı … tarafından bayilik nedeniyle davalı şirkete şahsi olarak 10.05.1999 tarihli sözleşme ile 20.000 USD’ lik bila tarihli teminat senedi, 10.01.2000 tarihli sözleşme ile 10.01.2000 tanzim tarihli 3.000.000.000 TL’ lik açık ek teminat senedi verildiğini, taraf şirketler arasında bayilik ilişkisinin sona erip, hesap mutabakatı ile borç kalmadığı halde teminat senetlerinin iade edilmediğini, 20.000 USD’ lik senedin iadesi için keşide edilen ihtara cevaben senedin teslim alınmadığı, ellerinde bulunmadığının bildirildiği, ek sözleşme ile verilen 3.000.000.000 TL tutarlı bononun davalı şirket yetkilisi … tarafından kendi namına doldurularak, ihtiyati haciz kararı alınarak hacze konu edildiğini belirterek, davacıların davalılara borçlu olmadığının tespiti ile % 40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu bonolarla müvekkilinin ilgisi olmadığını, ne bonolarda ne de icra dosyasında adının geçmediğini, davaya konu edilen bonoların müvekkilinde olmadığı gibi, bonoların gerçekte varolmadığını sunulan yazıların şirkete zarar vermek amacıyla yazıldığını, yazıların davalı şirketle tüm bağını iki yıl önce kopararak ve halen aynı sektörde rakip olarak faaliyet gösteren bir firmanın yönetim kurulu başkanı olan … isimli kişi tarafından imzalandığının görüldüğünü, bu kişi ile davacının danışıklı hareket ettiğini, sunulan protokolde şirket kaşesi olmadığı gibi, bonolarda teminat olduğuna dair ibare de bulunmadığını, belgelerin müvekkilini bağlamayacağını ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiş, davalı … vekili, dosyaya sunulan yazılarla müvekkilinin bir ilgisi olmadığını, yazıların diğer davalı şirketle 2 yıl önce bağlarını koparan, aynı sektörde, rakip olarak faaliyet gösteren bir firmanın yönetim kurulu başkanı olan … tarafından imzalandığının görüldüğünü, bunun kabul edilemeyeceğini, bono metnine malen kaydının matbu olarak yazılıp, basıldığını, aradaki ilişkinin mal alışverişine dayandığı yolunda matbaada basılmış yazıya dayanarak kanaate varılmasının kötüniyetli bir yaklaşım olduğunu bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporundan davaya konu senetlerin taraf şirketlerin defterlerinde yer almadığı, sunulan protokol belgelerindeki imzanın davalı şirketten ayrılan …’ ya ait olduğu, haricen düzenlenen protokolün her zaman tazmininin mümkün olduğu, içeriği itibariyle davalı yanı bağlamayacağı, 20.000 USD tutarlı tanzim ve vade tarihi olmayan sadece borçlusu … görünen senedin davacı … tarafından davalı şirkete verildiği iddia edildiği halde, senedin dava ve takip konusu edilmediği , davalının senedin ellerinde bulunduğuna ilişkin iddiayı kabul etmediği, bu hususta davalı şirket yetkilisinin teklif edilen yemini eda ettiği, dava konusu olan 3.000.000.000 TL tutarlı senedin malen düzenlendiği, davacının teminat senedi olduğunu iddia ettiği, sunulan protokolü imzalayanın dava dışı … olup, davalı …’ yı bağlamayacağı, protokollerin haricen düzenlenip, her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğu, ancak davalı …’ nın senedin nakden alınan para karşılığı düzenlenmiş senet olduğunu savunarak senetteki malen kaydını talil ettiği, ispat yükünün kendisine geçtiği halde bunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı şirketin davalı şirket aleyhine 20.000 USD bedelli, tanzim ve vade tarihi ile alacaklısı bulunmayan, borçlusu … gözüken senetten dolayı ispatlanamayan davanın şartları oluşmayan davalının tazminat isteminin reddine, …’ nın davalı … aleyhine açtığı davanın kabulüne, icra takibine konu 3.000.000.000 TL tutarlı senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının takipte kötüniyeti kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının fazla yatırdığı peşih harcın istek halinde iadesini, 26.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.