YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5079
KARAR NO : 2023/2043
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Doğanşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz isteği, sanıkların birlikte suç işleme kastı ile hareket etmediklerine, etkin pişmanlık hükümlerinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinin uygulanmadığına, mağdurun rızası ile araca bindiğine, sanıkların suç kastının bulunmadığına, toplum baskısı nedeniyle tanık F.Ç’nin ve mağdurun ailesinin yanlış beyanlarda bulunduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ın yanında diğer sanıklar da olduğu halde araba ile seyir halindeyken tek taraflı duygusal ilişki beslediği mağduru yolda yaya olarak görmesine üzerine arabayı durdurup mağdura kendisi ile konuşmak istediğini söylediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine kolundan tutup zorla arabaya bindirdiği, mağdurun yanında bulunan arkadaşı tanık F.Ç’nin olayı hemen mağdurun ailesine haber verdiği, ailesinin de jandarmaya ihbarda bulunduğu, sanıkların mağduru araba ile bir süre alıkoyduğu, olayın kolluğa intikal edildiğini öğrenmeleri nedeniyle sanık …’in başka bir araç bulmak için yanlarından ayrıldığı, ihbar üzerine soruşturmaya başlayan kolluk görevlilerinin araba ile seyir halinde olan sanıklar … ve …’i yanlarında mağdur da olduğu halde yakaladıkları, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde mağdurun hürriyetini kısıtladıkları iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur … ve sanıklar hakkında olaydan hemen sonra Nurhak İlçe Devlet Hastanesinden doktor raporu alındığı anlaşılmıştır.
3. Kolluk görevlilerince sanıklar … ve …’in yanlarında mağdur … da olduğu halde yakalandıklarına dair Yakalama Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıkların, üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi ile çocuğa karşı işlemeleri karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanunun 109 uncu maddesinin (b ve f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olayın intikal şekli ve zamanı, sanıkların tevilli ikrara dönük savunmaları, mağdur …’nin aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları, olay anında mağdurun yanında bulunan tanık F.Ç’nin olaydan hemen sonra alınan beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde mağdur …’yı rızası dışında arabaya bindirip bir süre bu şekilde alıkoymak suretiyle atılı suçu işledikleri anlaşılmakla, sanıklar müdafinin sanıkların birlikte suç işleme kastı ile hareket etmediklerine, mağdurun rızası ile araca bindiğine, sanıkların suç kastının bulunmadığına, toplum baskısı nedeniyle tanık F.Ç’nin ve mağdurun ailesinin yanlış beyanlarda bulunduğuna yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mağdur sanıkları tarafından alıkonulduktan sonra soruşturmaya başlanıldığı ve mağdurun kolluk görevlileri tarafından sanıklar … ve …’in yanında bulunduğı anlaşılmakla, mağdurun soruşturma başlamadan önce sanıklar tarafından güvenli bir yere bırakılması ve diğer şartların da sağlanması koşuluyla uygulama imkanı olan 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması konusunda bir isabetsizlik bulunmadığından sanıklar müdafinin etkin pişmanlık hükümlerinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinin uygulanmadığına yönelik temyiz talebi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/178 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.