YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/478
KARAR NO : 2023/2428
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci
maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2013 tarihli ve 2013/42 esas, 2013/43 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbiri hükmolunmasına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
B. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2013 tarihli ve 2013/42 Esas, 2013/43 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 30.10.2018 tarihli ve 2015/12966 Esas, 2018/4687 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanığın, yakalanan poşetler içerisindeki uyuşturucu maddenin … isimli kişiye ait olduğunu, Doğantepe de oturduğunu, babasının adının İsmail annesinin adının ise … olduğunu, onlara ait uyuşturucuyu sattığını, bu nedenle uyuşturucunun kendisinde durduğunu beyan etmesi karşısında … isimli şahsın dinlenip beyanı alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
2. Sanığın 02.12.2012 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sırada suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında Ankara Numune Hastanesi tarafından düzenlenen fotokopi olan ve suç tarihinde suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı husunda görüş bulunmayan 07.02.2013 tarihli rapora dayanılarak hüküm kurulması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2018/718 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci
maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Yeniden rapor aldırılmaması nedeniyle sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Emniyet görevlilerinin Doğantepe mahallesi …. mevkiinde uyuşturucu ticareti yapıldığına dair duyum aldıkları, ihbarı değerlendirmek için belirtilen yere giden görevlilerin bir kişiyi beklerken gördükleri, o kişinin yanına değişik kişilerin yaya yada araçla gelip onunla bir kaç dakika görüştükden sonra ayrıldığını fark eden görevlilerin o kişiyi yakaladıkları, o kişinin üzerinde 70 adet küçük şeffaf kilitli poşette satışa hazır esrar maddesi ile extacy hapların ele geçirildiği olayda tutanak içerikleri ile sanığın aşamalardaki birbiri ile bir nebze çelişen ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde her iki halde de sanığın uyuşturucu sattığı sırada yakalandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinden yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin çelişkili iki raporun bulunması nedeniyle, Adli Tıp Birinci Üst Kurulu tarafından iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi nedeniyle sanık müdafiinin yeniden rapor aldırılmadığına ilişkin temyiz isteminin
yerinde olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığın kazanılmış hakkının, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince saklı tutulmasına karar verilmesi gerekirken 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2018/718 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükmün;
Sanık hakkında kazanılmış hakkın uygulanması ile ilgili bölümünde bulunan ” 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca” ibaresinin çıkarılması ve yerine; ” 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca”, ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.