YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5407
KARAR NO : 2023/2059
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Direnme
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2022/27 Esas, 2022/408 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 24.11.2021 tarihli ve 2021/15012 Esas, 2021/21514 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e), (f) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19.12.2018 tarihli ve 2017/2600 Esas, 2018/2246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mağdur vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e), (f) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin ilgili kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2021 tarihli ve 2021/15012 Esas, 2021/21514 Karar sayılı kararı ile ” … Sanığın, katılan … ile gayri resmi birlikteliklerinden olan, kayden 01.11.2014 doğumlu oğlu mağdur …’yı, 10.02.2015 tarihinde katılan …’yi darp ederek aldıktan sonra, mağdur …’ın vasisi ve büyükbabası olan … ve katılan …’nin şikayetinden sonra, 22.02.2015 tarihinde mağdur çocuğu karakola teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 234/1-2. maddesi gereğince cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, …” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2022/27 Esas, 2022/408 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e), (f) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarının unsurlarının oluşmadığı, aksinin kabulü halinde sanığın eyleminin çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu kapsamında değerlendirilmesi ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Mağdur vekilinin temyiz isteği; sanığın cezasının az olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, evlilik dışı çocuğu olup, katılan …’ın vesayeti altında olan mağduru, annesi katılan …’den cebirle kaçırıp, katılanların şikayeti sonrasında teslim etmek suretiyle hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdura ait nüfus kaydı dosya içerisine alınmış, anne ve baba hanesinde, sanık ile katılan …’nin yazılı olduğu görülmüştür.
3. Mağdurun annesi Hayriye’nin çocuğun doğum tarihinde ergin olmaması nedeni ile, mağdura vasi olarak büyükbabası …’ın tayin edildiğine dair Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli 2014/1577 Esas, 2014/1611 Karar sayılı kararı dosyada mevcuttur.
4. Katılan …’ye ait Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19.02.2015 tarihli 4869 sayılı raporunda, 10 gün önce bel bölgesine ve sağ maxillaya (elmacık kemiği) darbe aldığını söyleyen katılanın yapılan muayenesinde herhangi bir darp izine rastlandılmadığı, nazal bölgede 0,2 (santimetre) cm çapında eski iyileşmiş sıyrık izinin olduğu bildirilmiştir.
5. 22.02.2015 tarihli teslim tesellüm tutanağında, mağdurun sanık tarafından kolluğa getirilip, annesine teslim edildiği belirtilmiştir.
6. Sanık savunmasında, mağdur çocuğun annesi tarafından kendisine bırakıldığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması hâlinde” denilerek, suçun failinin, velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya baba olabileceği gibi ana ve babanın da dahil olduğu üçüncü derece dahil kan hısımları da olabileceği düzenlenmiştir.
Olay ve olgular kısmında yapılan tespitler ışığında, olay tarihinde, sanığın, gayri resmi olarak birlikte yaşadığı katılan …’den doğmuş olan ve aralarında suç tarihi itibari ile velayet ilişkisi bulunmasa da kan hısımlığı bulunan 4 ay 22 günlük bebeği, annesi katılan …’den cebirle kaçırıp, katılanların şikayeti sonrasında teslim ettiği anlaşıldığından, eylemi 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında tanımlanan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğundan, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Dairemizin 24.11.2021 tarihli ve 2021/15012 Esas, 2021/21514 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.