Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11353 E. 2007/4945 K. 15.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11353
KARAR NO : 2007/4945
KARAR TARİHİ : 15.05.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …Gıda San. Ltd. Şti. arasında yapılan kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, toplam 69.434.36 YTl alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu alacağın dava dışı kefillerden Mehmet Tazeoğlu’ nun taşınmazı üzerine konulan ipotek ile teminat altına alındığını, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolunda icra takibi yapılması gerektiğini, kalan kısım için kefiller aleyhine icra takibi yapılabileceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, İİK.’ nun 45. maddesinin davalı kefille ilgili olmadığı, B.K.’nun 487. maddesine göre kefalet ve ipotek sözleşmelerinin birbirinden bağımsız olduğu, alacaklının asıl borçluya müracaat etmeden veya rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurmadan kefile karşı takibe geçebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalının dava dışı …Gıda San. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalamış olmasına, yapılan takibe karşı vermiş olduğu itiraz dilekçesi ile takibe ve ödeme emrine itiraz ederek icra takibini durdurmuş bulunmasına, B.K.’ nun 487. maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş bulunsa bile müteselsil kefil aleyhine takip yapılmasının mümkün olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olması karşısında kefilin kefalet limiti dahilinde ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapor ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.