YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/407
KARAR NO : 2023/2063
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın katılanlar …, … ve mağdur …’e karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca mağdur sayısınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli kararı ile, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında iftira suçunu oluşturabileceği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2012 tarihli kararı ile, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi uyarınca hakaret suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2012 tarihli kararı ile, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2012 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
5. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2013 tarihli kararı ile, sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrürlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
6. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2016 tarihli kararı ile, sanığın temyiz isteğinin reddine dair verilen ek kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.01.2017 tarihli ve 2016/17236 Esas, 2017/1942 Karar sayılı kararı ile bu kararın onanmasına karar verilmiştir.
7. İlgili onama kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.12.2018 tarihli ve 2018/7679 Esas, 2018/21318 Karar sayılı kararı ile, sanığın yokluğunda verilen kararın tebligatının, sanığın imzası taklit edilerek yapılması nedeniyle usulsüz olduğu gerekçesiyle, sanığın temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabul edilerek, “… 1- CMK’nın 158. maddesindeki, suça ilişkin ihbarın Cumhuriyet Başsavcılığına yapılabileceğine dair düzenleme ile aynı Kanunun 160. maddesinde, Cumhuriyet savcısının, bir suç ihbarını alır almaz işin gerçeğini araştırmaya başlayacağını düzenleyen amir hüküm karşısında, sanığın, 16.09.2011 tarihli eylemlerinden dolayı, soruşturma aşamasında talimatla alınan savcılık ifadesi sırasında, infaz koruma memuru katılanlar hakkında söylediği tutanakla sabit olan, “… ayrıca o ceza evindeki …, …, … ve … ceza evine uyuşturucu madde sokmaktalar, bu hususun da bilinmesini istiyorum…” şeklindeki sözlerinin, sanığın savcılıktaki ikinci ifadesi ve yargılama aşamasındaki savunma içeriği de gözetilerek, TCK’nın 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, eylemin hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/321 esas sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü yargılamada, sanığın eyleminin, TCK’nın 267. maddesine uyabileceği gerekçesiyle, 23.05.2012 tarihinde görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın da iddianame yerine geçen belge niteliğinde bulunması karşısında, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, görevsizlik kararındaki sevk maddeleri arasında bulunmayan TCK’nın 125/3-a, 43/2. maddelerine göre uygulama yapılması suretiyle, CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması, …” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli kararı ile, sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yirmi eşit aylık taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, cezanın haksız olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1- Dava konusu olay, …’nda hükümlü olan sanığın, hakkında katılan …’e karşı tehdit ve hakaret suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığında şüpheli sıfatıyla verdiği 25.11.2011 tarihli ifadesinde, infaz koruma memuru olan katılanlar ve mağdurun cezaevine uyuşturucu madde soktuklarını beyan etmek suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2- Sanığın, suça konu ifadesinde, “… cezavindeki …’ın ikinci adamı …, … üçüncü adamı, …, …, cezaevine uyuşturucu madde sokmaktalar bu hususunda bilinmesini istiyorum,” ibareleri yer almaktadır.
3- Mahkemece 09.09.2020 tarihli celsede, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde kontrolde, katılanlar ve mağdur hakkında ceza infaz kurumuna yasak eşya/uyuşturucu madde sokma suçundan herhangi bir soruşturma veya kovuşturmanın olmadığı tespit edilmiştir.
4- Katılanlar ve mağdur hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarına ilişkin Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 12.02.2020 tarihli 108 sayılı yazı cevabı ekinde, katılan … dışındaki katılanlar ve mağdura ait disiplin soruşturması sonucu verilen kararların birer örneğinin gönderildiği görülmüştür.
5- Sanık savunmasında, katılanlar hakkındaki beyanının doğru olmadığını, cezaevine uyuşturucu sokanların kimler olduğunu hatırlamadığını beyan ederek atılı suçlamayı dolaylı olarak ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1- Sanığın aynı müracaat ile tüm mağdulara karşı gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle, hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerine göre arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Olay ve olgular bölümünde yer alan ifade tutanağı ve diğer tespitler, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; cezanın haksız olduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3- Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.