Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10607 E. 2023/1858 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10607
KARAR NO : 2023/1858
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/437 E., 2015/350 K.
SUÇLAR : Sahte özel belgeyi bilerek kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/437 Esas, 2015/350 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanın temyizi, … hakkında kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna. vesaire ilişkindir.
Katılanın … hakkında kurulan hükme yönelik temyizi, herhangi bir gerekçe içermemektedir.
2. Sanık …’nün temyizi; devir işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığına, vesaire ilişkindir;

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan …’in katılan …’ın da ortağı bulunduğu şirketteki hissesini sanıklardan …’ye devrettiği, 06.08.2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile devrin onaylandığı ve 08.08.2012 tarihinde Salihli 2. Noterliğine ibraz edildiği, 08.08.2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de yeni ortak …’nün şirkete müdür olarak atandığı, bu kararın da 10.08.2012 tarihinde Salihli 2. Noterliğine ibraz edilerek onaylatıldığı, ancak 06.08.2012 ve 08.08.2012 tarihli suça konu kararlara katılan … katılmadığı halde yerine sahte imza atıldığının anlaşıldığından bahisle sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … sorgusunda; …’in hisselerini devraldıklarında, tüm evrakların hazır ve karar defterinin imzalanmış vaziyette olduğunu, katılanın kararlara katılıp katılmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
3. Bilirkişi raporu ile suça konu 06.08.2012 ve 08.08.2012 tarihli kararlarda adına atfen atılı imzaların katılana ve sanıklara ait olmadığı belirlenmiştir.
4. Noterlik cevabi müzekkeresinden, sanık …’nün şirket müdürlüğüne seçildiği suça konu 08.08.2012 tarihli kararın sanık … tarafından onaylatılmak üzere Noterliğe ibraz edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık …’nün eylemlerinin zincirleme biçimde işlenmiş özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı suç kabulüyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunduğundan, onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İddia, savunma, bilirkişi raporu, Noterlik cevabi müzekkeresi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sübutunu kabule yönelik Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın devir işlemlerinde usulsüzlük bulunmadığına dair temyizi reddedilmiştir. Ancak sanığa yüklenen eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı suç kabulü isabetli bulunmamıştır.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemimden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 02.05.2016 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümü (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/437 Esas, 2015/350 Karar sayılı kararına yönelik katılan ile sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden Tebliğname’ye uygun olarak, sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.