Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/6243 E. 2023/2064 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6243
KARAR NO : 2023/2064
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Digor Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Digor Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İlgili kararın sanık müdafi tarafından temyiz üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2019/7576 Esas, 2022/5633 Karar sayılı kararı ile ”… suç tarihinde kendisi ile konuşmak istemeyen 15 yaşını doldurmuş mağdureyi, kolundan tutup, kendisi dışında 5 aile büyüğünün olduğu ikametine götüren, mağdureyi kapıyı kilitleyerek zorla yaklaşık 20 dakika ikametinde tutan sanığın, cinsel amaçla hareket ettiğine ilişkin bir iddia ve tespit bulunmamasına karşın, sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/5. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini; Kabul ve uygulamaya göre, sanığın eyleminin, cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı TCK.nın 109/1, daha sonra 109/2. maddeleri tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması, sanık hakkında TCK’nın 109/2. maddesi üzerinden belirlenen “2 yıl” hapis cezasından aynı Kanun’un 109/3-f maddesi gereği bir kat artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu hapis cezasının ”4 yıl” yerine “3 yıl”; aynı Kanun’un 109/5. maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapıldığı sırada sonuç cezanın, “6 yıl” hapis cezası yerine “4 yıl 6 ay” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Digor Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile, bozma ilamına fiilen uyularak, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, tanık …’ın beyanlarına itibar edilmemesi ve tanık beyanlarının çelişkili olması nedenleriyle, eksik ve yetersiz araştırma ile mahkumiyet hükmü tesis edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın, kendisi ile konuşmak istemeyen 04.07.1997 doğumlu olup, suç tarihinde 16 yaşını doldurmamış mağdure …’in kolundan tutup, kendisi ile birlikte beş tane aile büyüğünün olduğu ikametine götürdüğü, ikamet kapısını kilitleyerek ikamette tutmak suretiyle cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdure aşamalarda, sanığın, kendisini bileğinden tutup evlerine götürdüğünü, kapıyı kilitlediğini, arkadaşı …’ın kapıyı açamadığını, sanığın durmadan bileğini tuttuğunu ve bir kere de kafasına vurduğunu, daha sonra kapıya …’ın annesinin ve yengesi …’in geldiğini ve kurtulduğunu beyan etmiştir.
3. Tanık B.A., sanığın mağdurenin kolundan tutup evlerine götürdüğünü, kapıyı kilitlediğini, kendisinin koşarak annesine ve …’in yengesine haber verdiğini, ısrarlar üzerine kapının açıldığını, sanığın …’e cinsel amaçlı herhangi bir harekette bulunduğunu görmediğini, ancak …’in kendi rızası dışında alıkonulduğunu ifade etmiştir.
4. Tanık N.A., …’ın, …’in kaçırıldığını haber vermesi üzerine, sanıkların evine gittiğini, …’in ağlayıp “kurtarın beni” diye bağırdığını ifade etmiştir.
5. Tanık C.A., bağırış seslerini duyunca sesin olduğu tarafa yöneldiğini, kızı ile birlikte sanığın evinin önüne gittiklerini, kapının kilitli olduğunu, sanığın elinden zorla mağdureyi aldıklarını, sanığın mağdureye karşı cinsel bir davranışını görmediğini ifade etmiştir.

6. Tanık Ş.A., … ile …’i konuşurken gördüğünü, …’in …’i sevdiğini bildiğini ancak …’in karşılık verip vermediğini bilmediğini, olay günü meydana gelen olaya dair bilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
7. Sanık ile mağdure arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunun tespit edilemediğine dair 01.03.2013 tarihli tutanak mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Olaylar olgular bölümünde belirtilen ve mağdure beyanı ile uyumlu ve tutarlı tanık ifadeleri, tutanak içeriği ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte dikkate alındığında, atılı suçun sanık tarafindan işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Bozma ilamına uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafindan gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Digor Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.