YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4970
KARAR NO : 2023/2735
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2021 tarihli ve 2021/7641 Soruşturma, 2021/9139 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Osmaniye 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/5644 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.11.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2022 tarihli ve 2021/28342 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB-2022/74774 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB-2022/74774 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, şüpheli tarafından satılan aracın kilometresinin bilerek düşük gösterildiği ve bu şekilde menfaat sağlandığından bahisle müşteki vekilinin şikâyeti üzerine Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde; suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20/01/2020 tarihli ve 2019/11349 esas, 2020/504 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, araçta kilometrenin ne şekilde ve nasıl düşürüldüğü bu işlemin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılmayacağı konusunda teknik bir bilirkişi raporu aldırılması, TÜVTÜRK kayıtları ve satış işlemine ilişkin ilgili belgelerin getirtilmesi, toplanacak delillere göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, trafik tescil belgelerine göre ortaya çıkacak şüpheliler ve tanıkların ifadeleri dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; … plaka sayılı aracın, Osmaniye 7. Noterliğinin 28.01.2021 tarihli ve 804 yevmiye numaralı sözleşmesi ile şüpheli tarafından şikâyetçinin yetkilisi olduğu … Temizlik Hizmetleri San. Ve Tic. Ltd.Şti.’ne satıldığı, satış sonrası el değiştiren araca ilişkin … Karakaş’ın yaptırdığı ekspertiz raporuna göre, aracın OBD cihazındaki kilometresinin 209.777 olarak tespit edildiği, ancak göstergede 141.760 olarak göründüğü, yeniden yapılan ekspertiz incelemesinde de aynı şekilde rapor düzenlendiği, böylece kilometresi düşürülmüş aracın satılarak dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması ve şüphelinin alınan ifadesinde de; kendisinin kilometrede değişiklik yapmadığını ancak aracı aldığı şahıslar… ve … tarafından yapılmış olabileceğini söylemesi karşısında; … , … ve …’in ifadelerine başvurulması, araca ilişkin ekspertiz raporlarının temin edilmesi, suça konu aracın geçmişe yönelik tüm tescil ve satış bilgilerinin ilgili Trafik-Tescil Dairesi’nden celp edilmesi, araca ait varsa tramer kayıtlarının, önceki servis kayıtlarının ve muayenesine ilişkin belgelerin Tüvtürk Genel Müdürlüğünden getirtilerek aracın kilometresinin düşürülüp düşürülmediğinin, düşürülmüş ise kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, araçtaki kilometre düşürülmesinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınmasından sonra somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken; “… dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için nitelikli ve ustaca sergilenmiş hilenin suçun unsuru olduğu, somut olayda, müştekinin aracı bizzat gördüğü, şüphelinin müştekinin aracı inceleme veya inceletme olanağını ortadan kaldırmadığı ayrıca araç üzerinde yazan şase ya da motor numarasından sorgulama yapıldığında aracın gerçek kilometresinin tespitinin mümkün olduğu, şüphelinin hile ve desise oluşturacak nitelikte yoğunlaşmış yalanlarının bulunmadığı, bu surette şüphelinin üzerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı…” şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Osmaniye 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/5644 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.