Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/4298 E. 2023/2342 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4298
KARAR NO : 2023/2342
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/379 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 63 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve müsadere hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2019/4410 Esas, 2020/3082 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerinin devriye görevi sırasında hastanenin açık otoparkında içinde 3 kişinin bulunduğu aracı görerek kontrol etmek istedikleri sırada aracın kaçmaya başlaması ve başka araçlara çarparak durması üzerine araç sürücü koltuğunda oturan sanık …’ın kaba üst yoklamasında kot pantolonunun sol ön cebinde 1 adet alüminyum folyo kağıdı ve üzerinde metha ve arapça ifadeler bulunan yan kısmı kesilmiş 5 adet kahverengi hapın, hakkındaki hükmün Bölge Adliye Mahkemesince bozulmasına karar
verilen, arka koltukta oturan …’nun kaba üst yoklamasında 1 adet kahverenkli uyuşturucu hapın, sanık …’ın yanında oturan ve hakkında uyuşturucu madde kullanma eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilen Akın’ın kaba üst yoklamasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, araç içerisinde dışarıdan gözle görünür vaziyette yapılan kontrolde şoför paspası üzerinde klipsli şeffaf renkli poşet içerisinde 8 gr ağırlığında taş eroin maddesinin, yine aynı yerde şeffaf renkli klipsli poşet içerisinde 5 adet folyoya sarılmış uyuşturucu maddenin, ön konsol üzerinde klipsli şeffaf renkli poşet içerisinde 4,4 gr metamfetaminin, sol arka paspas üzerinde beyaz renkli poşet parçası içerisine sarılmış 1,2 gr afyon sakızının, sağ arka koltuk üzerinde kağıda sarılı vaziyette 0,6 gr esrarın, orta konsolda üzerinde kilitli poşet içerisinde 10 adet enjektörün, arka koltuk üzerinde uyuşturucu madde satımında kullanıldığı düşünülen rulo şeklinde alüminyum folyonun, arka koltuk paspasına atılmış elektronik hassas cep terazisinin ve çok sayıda telefonun ele geçirildiği olayda; araç içerisinde çeşitli miktarlarda satışa hazır vaziyette tür olarak da çeşitli uyuşturucu maddelerin, hassas terazinin, alüminyum folyonun ve enjektörün ele geçirilmesi, sanıkların ilk etapta araçtan çıkan tüm uyuşturucu maddeleri ve malzemeleri red ettikleri, sonrasında duruşmaya gelerek sanık …’in 8 gr taş eroini getirdiğini, eve götürülmesi karşılığında kendi içimliğinden onlara vermesi şeklinde anlatmaları biçimindeki aşamalarda sürekli değişen suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanları ile sanık …’ın üzerinden çıkan 5 adet hapın uyuşturucu olmadığını ağrı kesici hap olduğunu beyan etmesine karşın; uzmanlık raporunda, ele geçen hapların Birleşmiş Milletler 1961 Uyuşturucu Maddeler Tek sözleşmesi Uluslararası Kontrole Tabii Uyuşturucu Maddeler Listesi Liste 1’de adı geçen maddelerden methadone etken maddesini içerdiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı ancak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında birlikte hareket ettiklerinin somut olayda tam olarak anlaşılamadığı, her ne kadar iddianamede sanıkların hastane otoparkında durdurulup uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince artırım yapılması istenmiş ise de; hastaneye uyuşturucu satışı maksadıyla mı yoksa tedavi maksadıyla mı gittiklerinin tam olarak tespit edilemediği bu yönüyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün gerekçe bölümünde, dosya kapsamına uygun olarak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının oluşmadığının belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında sehven uygulanması nedeniyle hükmün ikinci paragrafındaki “… aynı zamanda hastane otoparkında uyuşturucu satışının yapıldığı …” ibaresinin ve aynı paragraftaki, “… 188/4-a-b…”
tümcesindeki “… b …” ibaresinin çıkarılıp söz konusu hukuka aykırılık düzeltilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, sübutuna ve sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2019/4410 Esas, 2020/3082 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.